01 Eylül 2009, Salı
saat: 22:38


Hazel mevsimi

Yerlere serilmişken bu mevsimin intihar çiçekleri olan hazeller
tam arkasında
çırıl çıplak gözü yaşlı kalmakta
mevsim döken bir ağaç
geçmi kalınmıştı onu tam dalından,düşerken tutmak için
yada erken mi terk edilmişti o yaprağın düşmesi beklenmeden

o ağacın dallarına keder mi asılmak istenmişti
yada bizmi
"asma yüzünü bu dallara "demek istemiştik ?
bilmeden
yalpalayarak terk edilmiştik
gözlerimde bakire bir nefret vardı
ardımda ise koskoca bir orman
yürüyorum
hazellerin üstünde yalın ayak

çıkardıkları sesi hissediyorum
hücrelerime işlemesin diye
bağrımı kapatıyorum
sıkı sıkıya...

ah o sesler
gitmez kulağımdan
sanki
bir sevgili vurulur suyun öte tarafında

çığlıkları duyulur
bile bile susturulur
bu aşkın eti sana,kemiği bana emanet dercesine
saçından sürüklenir yerlerde

işte bu kadar güçlü sesler duyuyorum
kendi kendimi mayına sürüklüyorum
her ayrılık iz bırakır tende
biliyorum

çokmu şeyden vazgeçmiştim ben ?
oysaki
alel acele koparılmış bir kıyamettin sen

zamansızdın
isimsizdin
izinsizdin

ve kulakları sağır eden o sessizlikte
Ben kafa tutarak erkeklik gururuma
asıyorum kendimi
giderken bıraktığın o çırıl çıplak ağaçlara...



istanbul
hosting