|
03 Eylül 2009, Perşembe
saat: 02:30
hep söylemişimdir çok sabırlıyım diye. birde demişimdir ki kolay sinirlenirim; ama gerçekten sinirlendirmek hep çok zordur, gerçekten zordur diye. ardından da demişimdir ki gerçekten sinirlendiğimde zaptedilmem çokçokçok daha zor olur. bugün öğrendim ki bu konuşmayı yaptıktan sonra, defalarca yumruk atmak insanın elini acıtıyormuş. hayla sızlıyor. nasıl bir adrenalin geldi o sinirle bilmiyorum ama, yıllar sonra kavga ettim. et"tim" ama yalnızca, döverken karşılık alamadım çünkü. iki kişiye birden nasıl daldım o yumruklarla, tekmelerle, tokatlarla bilmiyorum. nasıl tutamadı devasa adamlar da yine devam ettim, hiç bilmiyorum. o kadar bilinçsiz konuşuyorlardı ki, o anaokulundan tandığım yıllardır gördüğüm adam mert okadar yalancı ve çoğu kez caner'den bile çok sevdiğimi düşündüğüm erdem okadar dengesiz ve karaktersiz ki bu hale gelmem çok doğal diye düşünüyorum. çünkü yukarda da söylediğim gibi, çok sabırlıyım; gerçek anlamda zor sinirlenirim ve durdurulmam daha zor. bugün beni yıllardır tanıdığım insanlar "ilk kez" sinirli gördü. ve yanarım ki erdemin burnunu kıramadım. şimdi sakinim. evet sakinim neden mi? kendime kızıyorum ardından vazgeçiyorum çünkü. lafımı anlamayan, beni adam gibi dinlemeyen, her bokla taşak geçen adamın beynine dilimdekileri sokamazsam dövmekten başka yolu olmazdı ve ben beynine sokamadım diye içimde patlamıyor, geceleri uykusuz kalmayacağım diye. gururla yumruk atmaktan elim acıyor diye. neden mi bu hale geldim peki? çünkü ben aptalım. karşımda ki defalarca beni kırdığı halde ona kibar oldum, hep affettim diye, karşımdakini kıramıyorum diye. aptal gibi, denyö gibi iyiyim diye! | ||
|
|
||