|
04 Eylül 2009, Cuma
saat: 22:44
Çok fazla gülen sırıtan, ortamda neşe kaynağı diye tabir ettiğimiz insanlardan hiç olmadım.. Öyle hakkımda küçükken bu kızda lider ruhu var diye yorum da yapmamışlardır. İnsanlarla yeni tanıştığımda alışma dönemi yaşamıyorum. Bakıyorum, seversem seviyorum, yoksa olmuyor.. Dünyanın en melek insanıda olsa olmuyor yapamıyorum. Yakın arkadaşlarım bazen eleştiriyorlar, ama olmuyor işte.. Ön yargılarım var. Sebepleri olmuyor kendime gerekçe bulamıyorum bazen.Ama olmuyor, sevmeyince olmuyor. Bu yüzden çok fazla arkadaş edinemiyorum. Bazen tam terside oluyor. Bi anda çenem düşüyor, anlatıyorum.Aslında normal şeylerden bahsediyorum. Ama ne hikmetse bu yeni tanıdığım arkadaşlar, arkadaş gurupları bi anda çocukluğuma inip, yaşadığım travmaları soruyorlar. Küçükken başını bir yere mi çarptın diye espiri yapıyorlar. Bu hep oluyor. En son dershanedeki öğretmenler söyledi. Kitlendim kaldım.. Asla dengeli bir durum oluşmuyor. Merak ediyorum bu elektrik alma denen şey gerçekten var mı? Varsa bi ayarı var mıdır? Benimde sosyal ilişkilerim olsun istiyorum,insanlarla olgun konuşmalar yapmak istiyorum.. Ya da gerçekten çocukluğumdan kalma izler vardır. Sibel Can ı 7 yaşıma kadar üvey annem sanmam.. Annemin gerçek adını okuma yazma öğrendiğimde kimliğinden okuyup, kendimi evlatlık sanmam.. Bunların bi etkisi kalmışmıdır beynimde.. Sanmıyorum ama bi problem var.. Arkadaşlarım olsun istiyorum. Ya ben ısınamıyorum ya da komik oluveriyorum.. Değilim! | ||
|
|
||