|
05 Eylül 2009, Cumartesi
saat: 03:04
yeni şehirlerin sokakları olabildiğince soğuktur adım attığında kaçışların gelir gözlerinin önüne kaçamazsın çıktığın her yolun dönüşü yoktur bir gecenin sabahı olmayacağı gibi bir gün. adım seslerin yankılandığında bir haykırış alır varlığını ne gözün denizleri görür ne de martıları duyduğun her yol sesi onun sesinden ötesi değildir artık. ne kadar kaçsan da geri de bırakırcasına bir an gelir elinden tutuverir geçmişin. bıraksan izi kalır kokusunu bırakır sonu gelmeyen kramplar girer yüreğine tam geçti derken bir mengene arasında sıkışıp kalırsın ne nefes alabilirsin ne de konuşabilirsin ölmek desen, kolay değildir kendine bahanelerini sıralarsın neden başka şehirlere kaçtığına dair ve özlersin. anılarını, tanıdığın kokuları ve yaşanmışlıklarını ilk adım attığında geri geri gider adımların elinden tutup da çeken anıların onun soluduğu hava zerreciklerine mahkum ruhunu erimeye bırakır sonu gelmeyen kramplar girer yüreğine ve bir mengene arasındadır kalbin. ellerinin boş kalmışlığını farketmen daha da acıtır canını avuçlarında ısısını duyumsamadığın bir yabancı haline geldikçe rahatladım sandıkça adım atarsın krampa ve bir gün nefesin kesildiğinde ya da acıdan ağladığında annen yerine sarılmak istediğin sıcaklıktır geride kalanın adı. sarılamazsın. geçmişini sakladığın kutularda küf içindedir eski sevgilerin. bir yudum suyla yutmaya kalksan o ağır eski ve yitirilmişlik kokusu yerleşir ciğerlerine ve damağında kanayan yaralarının acı tadı yeni şehirlerin sokakları olabildiğince soğuktur ve varlığından uzak her adım,atılan her yola her zaman yeni şehirlere çıkar, ama kaçamazsın. | ||
|
|
||