05 Eylül 2009, Cumartesi
saat: 10:05


saçma sapan tavırlar ..ikim ..ikim hareketler :


bülten gözden geçirildi, oranlar analiz edildi, uygun maçların yanına belki yazılabilir anlamında + işareti koyuldu, kesin oynanacak maçlar çember içine alındı ve evde yaşam sürmeye inat etmiş camış türk erkeğinin haftasonu planı şekillenmeye başladı.
cuma günleri ikiye ayrılır caddeler, veya bizim gözümüzden o şekilde görülür. kimisi camiiye koşar bütün hafta yediği bokları temizliyeceğini zanneder 2 yatıp kalkmakla, kimisi de camiinin altındaki ok işaretlerini takip ederek iddaa bayiine gider cumartesi kuponu için.fazlada kurcalamaya gerek yok ikilemli durumları sadece günceye giriş paragrafı deriz olur biter.yazıcaklarımlada pek bi alakası yok sadece iddaaya olan duygusal bağımı belirtmek istedim. içip içip iddaaya olan aşkını tazeleyen ben 10 saniye önce ne düşündüğünü unutan yine ben. "yoksa ben zurnamıyım haa" diyesi geliyor insanın içinden, değerli sanatçı, sözyazarı, ünlü bestekar kardeşimizinde dediği gibi.
elimde bir kırmızı birde lacivert tükenmez kalem var . lacivertle yazıyorum kırmızıyla karalıyorum. başa dönüyor okuyorum, ne alaka lan bunlar diyorum, karşımdaki duvara bakıyorum sağıma soluma dönemiyorum, bedenen dönmek zorunda kalıyorum zor oluyor. beynim çalkalanıyor. kafiyeli dörtlük kıvamında yazma zorunluluğu gibi bi duruma düştüm, çünkü özne nerde, yüklem nerde, edatı sıfatı nasıldı falandı filandı derken geğirikle nefes alabilen vücudum ve vücuduma bağlı olarak yaşamaya çalışan beynim zor durumlara düşüyor. sizde bunları okurken beyniniz sikiliyor sanırım. ee kendi beynimi sikerken sizinkininde biraz o tadı almasını istiyorum. bak yine resetlendim size bişey anlatıcam diye.sabah sabah yazmamın nedenide daha alkolün etkisi gitmeden uyaniim dedim hem abimi taksime sınava bırakırım hemde bi bira içer kafamı tazeler sonra yazarım dedim internete, başardımda.
ne yani şimdi adamın biri var , bütün lise hayatını suratında 31 yüzünden çıkan sivilceleri patlatmakla gömleğini sürekli pantolonunun içine sokmakla geçiren bir lise öğrenci modeli, ileride çok iyi bir uni.yi bitirip yüksek kademelerde bir iş sahibi olunca zihninin bir ucunda bütün lise boyunca elde edemediği kısa etekli lise kızlarının hayalini kurmıcağınımı zannediyorsunuz. 2 duble votkadan sonra pencereden karşı komşu kızını röntlerken duvarı okşayıp sekteret filmi kareleri yaşayabilir. sabah kalkıncada pişmanlıktan odasından bile çıkamaz, tuvalete gidemez içtiği boş şişe biralarına işer onlarıda sonra pencereden döker çaktırmadan. işte bende bu salak çocuğun yaşadığı pişmanlığı yaşamamak için ayık kafayla yazmak istemedim. sonra "aaaa ben neler yazmışım la" gibisinden hayret ünlemleriyle bir günümü geçirmek istemiyorum. gerçi o duyguları yaşatıcak olan beynimdeki artık ismi neyse, o duyuyu aldırdım 14-15 yaşlarındayken. olsun taze kafayla yazmak daha eğlenceli yinede. şu dünyanın en başarılı öğrencisi olan abim yeni bir rekor denemesi için girdiği sınavdan çabuk çıksada bende kafamı yastıkla buluştursam . sanırım o an şampiyonlar ligi finalinde 90+1de gol atma sevinci yaşatıcak cinsten bi durum ortaya çıkacak

istanbul
hosting