06 Eylül 2009, Pazar
saat: 01:49


İnanılmaz uykusuz bir gündü.. Hayatımda ilk defa kalem elimdeyken bir şey yazarken gözlerim açıkken yani daldım. Ve bunu 2-3 kere yaptım.. Gitim gideceğim.. Kalkıp sınıfın ortasında 2-3 tur atıyordum. Öğrenciler bayağı pasif olduğumu düşünebilirlerdi en basit espirilerine bile gülmeseydim..
**Uykusuzluk benim bünyemde aptallaşma ve kontrol kaybına neden oluyor :)

Öğle arasında ilk fırsatta bulduğum en kuytu parkta sırtımı dayadığım (benim için eğilmiş gibi duran) ağaç ve mışıl mışıl uyuduğum 45 dakika dünyanın en güzel şeyiydi. Ey Allahım o ağacı o yeşilliği ben uyuyayım diye oraya koymadıysan neden koydun? Agaç resmen benim uyumam için yamulmuştu yaa.. Mucize gibi.. Sonra gitme vakti geldiğinde de güneş yaprakların arasından gözlerime vurarrak (ışığa duyarlıyım ya) hadi kalk bu uyku sana yeter.. Dedi.. Ben her ne kadar aksini söylesem de benim bedenimi benden daha iyi bilen bir yaratıcının hükmettiği güneş milimlik hesaplarla yaprakların arasından beni uyandırdı..

O Uyku beni o kadar şarj etti ki, 3 saat kadar girdiğim dersden bana mısın demedim..

I am happy.. You are happy.. He is happy..
** 45 dakikalık uyku kıyağı için hiç bu kadar mutlu olabileceğimi düşünmezdim..

You've got plenty of things to do my brother..
-Yeah, you sure do...


istanbul
hosting