|
07 Eylül 2009, Pazartesi
saat: 06:58
Tam da nefesime can veren her solukta ürküp her ölüşümde titreyen boşluk gözlerimle bileyleyip parmaklarımla eştiğim yerine ismini usulca koyduğum üzerini en güzel sözlerimle örttüğüm ışık seni güneşe sardıkça gittin sandım sesin daha noksan gelirse belki sarhoşluğum azalırdı yanıldım gecenin kulağına üflediğin gibi doğdun ya üzerime tam da göğsümden vurup imzanı nakşettin tek notalık bir şarkı ve bir ıslak göz ile.. saat: 07:53 kum saatinin tanelerini saymak gibi hem de herbirini birbirinden ayıracak kadar dikkatlice bakarak sanki her biri düştüğünde dünya yıkılıp, hayat yeni baştan başlayacakmış gibi.. bir de başkalarının sevgilerine gıptayla bakarak çok da lezzetliymiş gibi yudum yudum içerek hasetinin zehrini sırf ayılıp da kum tepesinin bitişini izlemek için sanki bir daha hiç ters dönmeyecekmiş gibi. | ||
|
|
||