07 Eylül 2009, Pazartesi
saat: 17:03


cuma günü balıklıova'daki o şahane balıkçının iskelesinde balıklara ekmek parçaları atarken çok mutluydum. ilk defa, aylardan sonra ilk defa huzur duygusuna çok yaklaşan şeyler hissettim, kendi durumuma ve dünyanın durumuna biraz daha farklı bir yerden bakabildim. bu güzeldi. bay o.'nun yanımda olması beni çok mutlu ediyor ve güçlü hissettiriyor. o gaz vermeden mutlu etmeyi ve kendimi güvende hissetmemi sağlamayı beceriyor. ki genelde insanlar bunu ya hiç yapamaz ya da en iyi olasılıkla gaz vererek yapar. bende o iyi olasılık bile baygınlık oluşturmaya başladığından onun bu hali beni çok mutlu ediyor. bir de annem bay o.'yu çok sevdi, onun çok çok efendi bir insan olduğunu benimse fevri bir insan olduğumu söyledi. ama onu kırmamam gerektiği başlıklı konuşması giderek bende hafif bir burukluk yarattı. annem bile şu zor zamanımda beni haybeye övüp özgüvenimi yerine getirmiyor, bütün çevrem eleştirel gerçekçi anasını satayım. sinirsek şu şu yönlerin iyi ama bu bu yönlerin çok fena demeden içleri rahat etmiyor canım dostlarımın ve akrabalarımın. ya bir kere de haybeye övseniz, ne bileyim bu garibanın bu aralar canı sıkkın kötü yönlerinden bahsetmeyelim deseniz olmaz mı?

arabamı bay o. getirdi bu arada, araba kullanmak çok stresli bir iş. şimdi, zaten kendimi stres ettiğim beşmilyardörtyüzellialtıbin konu olduğundan bir değişiklik yapıp araba konusunda stres etmemeye karar verdim. azıcık da kullandım ama geberiyordum panikten. arabam çok güzel. siyah bir böcek gibi. bir de sunuşum çok iyi geçti. ki böyle bir yerde bu kadar olumlu tepki alacağımı hiç beklemiyordum ama aldım. bunu da bana allahın bir işareti kabul ettim. "artık daha fazla kendini hırpalama, dur tamam geçti" dedi sanki bana bu vesileyle. geçti di mi, geçsin artık.

ama bu sabah işe gelmeden önce şunu yapıcam, bunu yapıcam, böyle toparlıycam, tezimi yazıcam, işte çok pis geliştiricem kendimi, böyle herşeyi yoluna koyucam derken içime bir sıkıntı bastı. herşeyin sürekli yolunda olması kadar sıkıcı ve lanet bir şey yok bence. bunun üzerine herşeyi bir kez daha bozmak için yoluna koymaya karar verdim, bay o. bana hak verdi ve sevimli sevimli gülümsedi, çok güzel bir sabah oldu. artık herşey yavaş yavaş düzelmeye başlayacak gibime geldi, who knows.

istanbul
hosting