|
07 Eylül 2009, Pazartesi
saat: 18:41
bilgisayarımı aldım cuma akşamı biliyodum hiç birşey yapmaya takatimin,keyfimin olmadığını.. sohbet etmeye, dert dinlemeye, dert anlatmaya mecalim yoktu! annemler dayımlara gitmişler,gülsüm e gittim bende,Yiğit'i sevdim o dünyalar yakışıklısı,düşününce gözlerimi nemlendiren,aynı zaman da gözlerimin içini gülümseten içimde sevgi tomurcukları açtıran o masumiyetiyle her duygudan herşeyden farklı birtanem! bol bol oyun oynadım,onlar alışverişe ben eve gittim dıları çıkmakla çıkmamak arasındaydım.. çok kırgınım dostlarıma! hala dostlarımsa! yavuz aradı aydınlardalarmış ebru da varmış kalktım gittim..muazzam bir sofra günleridr olsa yesem dediğim bollukta balık! yedik,içtik gıda kadar tatlı değildi sohbetimiz ben enerjisiz kafam dumanlı neşem kadar hüznümde aynı hızla mı yayılıyor etrafıma!! durmayan dilim aptal dürüstlüklerim oysa belirlemiştim derecemi,önemsemedim.. o,bu derken ilerleyen saat gece 3 tü dayanamayıp yattım ben sabah aydın ın patırtısına uyandım yavuz 5 sularında gitmiş,kuaföre giddim dedim baktım sıra var füs e gittim kahvaltı,isra nın yaramazlıkları ben önce gittim onlar arkadan geldiler kuaföre hemen eve gittim berbat hissediyordum kendimi! ablamlarla beraber üsküdar a annemi almaya gittik dert,sıkıntı,hayatın çekilmez yüzü!! dayımın aylardır işsizliği yengemin çalışma çabaları dayım!! karşımda bir zamanlar kibirli şimdi ise çıkmaz sokaklarda,yığılmış,kendini kapana kısılmış,sorumlukları artmış bir adam! içim sıkıldı,gözlerim doldu,kalbime bir ağırlık çöktü..bi dolu şey düşündüm yolda! 37 sinde bir adamın yılgınlığına üzülürken kendi yılgınlığıma da üzüldüm... yatmadım,uyuyamadım.. uzun zamandır olmayan bişey oldu halbu ki uzun,sıkılmadan,heyecanla bir sohbetin içindeydim..aynı derecede berbat,sıkıntılı!! çok çaresiz hissettim kendimi gene güzellik heyecan da mı hüzünlü olmalı!! | ||
|
|
||