07 Eylül 2009, Pazartesi
saat: 22:59


Tahteravalli

Kokusu kalmıştır havada asılı,
biraz gözyaşı
amaçsız bir cesaret
ve dizginlenemeyen birkaç kelime
hepsi bu...


adıma yakışır bir son bekler gözbebeklerim
arkamdan konuşamayacak kadar sessizken
adımı anamayacak kadar güçsüzüm

iki karakter!!
bir birine sırt sırta yalnız
iki karaktersiz karakter
vurgun yerleri alçıya alınmış
sessiz filme dublaj yapmak için pazarlığa oturmuş
birkaç kimsesiz aslında onlar
artan kelimeleri kesip atmak yerine
kulak arkası yapmayı adet edinmiş
kimyasallardan oluşan insanlar onlar.
koloni halinde yeni bir kıta aranmakta
yüzölcümü dar gelmekte hayatın galiba
kurallarıda artık el değiştirmekte
el altından

kurnazca
usul usul.
aslında bu hayat herkesin yatağının baş ucunda
el yordamı ile bulunacak kadar yakın
biraz gecikmiş
biraz şeffaf
biraz tek kullanımlıktı bu hayat
ve şimdi
içine bir erkek boşal(t)makta
tüm içinden gelenleri
sonrada savurup atmakta suratına doğmayacak hayallerini.

yaşamaya asılmaktan vazgeçmekte
ölümü seçmekte
yok yere hile yaparken
araya tanıdık insanlar sokarak
tanrıyla akraba çıkmaya çalışmakta

bilmem ki
belkide ruhum aranmakta bu aralar
fazla konuşmakta
seyirlik sularda gezinmekte
tutamamakta cenesini birkez daha
sormakta eğlenirken tanrı ile o tahteravallinin üstünde
"peki ya tanrı kime el açıp dua etmekte? "
diye
cevapsızlar kol gezerken gözlerinde
ve dönüp arkasını giderken o
bu sefer yine kendine sormakta
hızla yere,hayata doğru çarparken bedeni
"neden o tahteravalliden hep ilk inen kazanmıştır bu güne kadar "
diye...



istanbul
hosting