11 Eylül 2009, Cuma
saat: 22:56


oh mis!

her yer yağmur kokuyor yine.



e. beni antalya'ya davet ediyor. önceki davetini geyik üzerine yaptığını sanmıştım ama, gerçekten de davet ediyormuş. aslında fena bir fikir değil. hem çok özledim antalya'yı hem de gidebilirsek eğer kaş'ı görmeyi çok istiyorum. deniz falan umrumda değil, ki bu havada bile girerim ben akdeniz'e, girmediğim deniz değil. neyse du bakalım. hemen öyle atlamayayım, biraz zaman geçsin de öyle gideyim bari.



akşam eve gelirken yağmura yakalandım. tam bizim sokağın köşesinde indim taksiden, yağmur dindi. taksici de arkamdan bağırmaya başladı: ''çabuk ol! yağmur tekrar başlamadan evine yetiş! koş!'' böylesine düşünceli taksiciyi bu memleketten başka memlekette bulamazsın işte.



tansaş'ta demeti sadece 55 kuruşa deniz börülcesi buldum. yarın yapayım şöyle zeytinyağlı, sarmısaklı, limonlu falan. mmmh!


sokaktan kedi sesi geliyor. muhtemelen yağmurdan ıslandığı için salağa dönmüştür. inip alasım var ama ikinci bir lola vakası yaşamak istemiyorum. bu defa kaldıramam.



e. ...e. ...ay gereksiz bi heyecan yaptım bak şimdi. ahahahja!








istanbul
hosting