12 Eylül 2009, Cumartesi
saat: 02:11


Fırtına öncesi sessizlik derler ya.. Bi bekleyiş içersindedir insanlar. Ama bu farklı, bi umut her zaman var.. Çaresizlik apayrı bişey. Gelecek olan, olacak olan şeyi bilemeden öylece beklemek..

Birden gelen insan boyu sel suları.. çocuğunu kaybeden anne ve babalar.. FEryat figan..

Gece 2-4 nöbeti gibi de değil dakikalar geçse de sıcak yatağıma dönsem diyemiyorsun.. DÖnecek bi yatağın, evin olacak mı diye bekliyorsun.. Acaba insanlar bu gece rahat uyuyabilecek mi?

Endişeler; yüzlerce iş yeri ve ev sular altında.. Ardından bi anons "gece saatlerindeki sağanak yağış için herkes dikkatli olsun ve önlemini alsın"..

Tamam dikkat edelim de neye? Nasıl? Kaçımız ne yapmamız gerektiğini biliyoruz?? Kaçımızın imkanı var.. Titanicin batışı gibi yatağımızda çaresizce bekleyelim mi suların gelişini?

Az önce bir haber geldi.. Gümüşyakada yağmur başlamış.. yavaş yavaş silivriye doğru geliyor diye düşünüyorum..

Yaprak kımıldamıyor.. Ortalık öylesine sessiz ki.. Ne bir araba ne bir insan sesi.. Hiç birşey yok.. Öylece bekliyoruz..

2-2,5 mt'lik suların harebeye çevirdiği sokakları gezdim dün ve bugün.. heryer herkes perişan..

iyi olmam da çok sevindirmiyor beni.. hepiniz izlediniz olanları..ihmalleri.. suçları..suçluları.. hırlısını hırsızını.. gelmişini geçmişini.......

Yola çıkmalıyım çıkamıyorum.. resmen ikiye bölündüm.. gitmelimiyim.. kalmalımıyım..

İnşallah hafta sonunu en ufak hasarla atlatabiliriz. Sanki bu akşam ve yarın için olan yağışt da biraz abartıldı gibi ama emin değilim.. Hiç bilemiyorum..

Bu sessizlik korkutuyor beni.. Hem de hiç olmadığı kadar.. Allah yardımcımız olsun..

Keşke daha güzel şeyler yazabilseydim. az da olsa özümüzdeki yardımseverlik, bağlılık duygularını kabartabilmiş olsak ta ne kadar yeterli oldu bilemiyorum..

saat: 02:14

14 Mart 2009, Cumartesi. Yola çıkmam gerektiğini söylemiştim artık nereye gideceğimi biliyorum :)

Yola çıkma vakti.

istanbul
hosting