|
13 Eylül 2009, Pazar
saat: 01:16
sarı, zamanın zarını delerek ilerleyen ses ete inen gölge,gölgedeki nefes. kanındaki anlam anlamı keşfeden seyyah gam.. kadın adamdan,adam kadından damlayan.. karnın ağrıdığında anladığın şey geleceğin sürtünme kuvvetidir geçmiş şimdi hiçbir şey olmamış gibi yapmalısın bir sırra gebe kalmak istiyorsan hala giderken yani pencereden,yani kar topu oynanan her aşk cümlesinden yani kendinden düşerken ve izlerini gördüğünde pencerende bendeki anılarının bağışıklık kazandığım her yabancı parçan ve dağarcığındaki kadavram kadarsam hala darağacında dudaklarının adın usulca soracak zırhına ayrılığının: o bıraktığın iz, ben bu kadar mıydım? sarı, ateşin kainatın sende bıraktığı kadarı.. .. bu sanaydı bu banaydı yani bu,ikimiz olamamış herhangi birine.. | ||
|
|
||