|
14 Eylül 2009, Pazartesi
saat: 16:37
yakında 3 yıl olacak burada çalışalı. artık hiçbir şeye tahammülüm kalmadı. 3 kişilik işi tek başıma yapıyorum. işin yoğunluğundan değil de 3 ayrı süreci yürütmekten şikayetçiyim. bazen kesiştikleri yerler oluyor. bazen birine tam yoğunlaşmışken diğerinde sorun çıkyor ve ona dönmek zorunda kalıyorum. yaptığım hiçbir şeye tam olarak yoğunlaşamıyorum böyle olunca. yani artık hiçbir şeyi tam olarak düzgün yapamıyorum. bunu göremeyenlerden de nefret ediyorum. işler yürüyor mu yürüyor. o zaman kimse için sorun yok. ama benim telefonda konuştuğum müşterilere bile tahammülüm yok. bağırmak istiyorum birilerine. şimdi de performans değerlendirmeler olacak. "evet biz senden memnunuz. verilen işi zamanında yapıyorsun. senin söylemek istediğin birşey var mı?" "yok... hersey güzel." nah güzel. bu görüşmede hersey güzel demiycem. ben bunalıyorum ve artık burada köreliyorum diycem. ya aksi gibi iş de yok piyasada. buraya nasıl gömüldüm ben bu kadar ya. burada geçirdiğim 1 yılımı yurtdışında dil okulunda falan geçirseydim. yüksek lisansımı yurtdışında yapsaydım. yemek kursuna gidip cafe ya da pastacı açsaydım. örgü örüp takı tasarlasaydım. keşke dersanede öğretmen olsaydım. en azından yaptığım iş sabit olurdu özel ders falan süper paralar kazanırdım. ev kredisine bile girerdim. küçük bi şehirde yaşamak nasıl olur acaba. istanbulu bırakmak da zor ama şöyle bodrumda yaşamak ne dinlendirici olurdu. insan yaşlanmaz ya. açarsın küçük bi dükkan. istediğin zaman denize gir istediğin zaman balkonda yemek ye. benim bi değişikliğe, biraz morale ihtiyacım var. | ||
|
|
||