|
14 Eylül 2009, Pazartesi
saat: 17:19
fazla kafa yordum dışarı çıkıp çıkmama konusunda.dışarı çıktığımda ise iyiki çıktım dedim. evden farklı birşey yoktu. farklı olan şeyleride pencereden dışarı bakınca görüyorsun işte ağacıydı, arabasıydı, kedisi falan...alışverişimi yaptım ,bu seferde eve giresim yoktu yağmurda vardı zevkli olabilirdi eve girmemek. niğmetlerden yararlanmak gerektiğini düşündüm. üstü büyük bir söğüt ağacıyla kapalı sokak köşesine çöktüm kara poşetimle. kimsede yoktu sokaklarda rahattım. poliste yoktu. bıkmıştım şu yeni gelen emniyet müdürünün beraberinde getirdiği kılığa kıyafete bakmadan herkezin gbtsini sorgulama kuralından. evet gbtem temizdi fakat arama yapılırken mıncıklanmak kimin hoşuna gider günde 5 kez. arka sokakları izleyip insan üstünde baskın bir piskoloji kurma çabalarıda cabası zaten. kendimi gülmemek için zor tutuyorum herseferinde. oturdum ,sigara yaktım biramı açtım vücudumun tik haline getirdiği hareketlerle. 5 dak. sonra bir çocuk geldi ama ağaç büyüktü 3-4 mt. yanıma yeşillendi o da. misafirdim bu şehirde bu semtte. onun yerini işgal etmiş olabilirdim ama ne onun umrundaydı ne de benim. üstünde yağmurdan korunacak birşey yoktu. hafif hafif ıslanıyordu ama ondan da şikayet eder bi hali yoktu rahat çocuktu sevdim onu. onunda elinde kara poşeti vardı. bazen birbirimize dönüp bakıyorduk birbirimizi tartmıyorduk delikanlılık triplerinde ama insan insana bakar modelinde bi bakışmaydı.çocuk belki korku temelli tepki ölçmek amacıyla ,belkide gerçekten sigarası olmadığı için "afiyet olsun fazla sigaran varmı acaba "dedi ve sigarayı aldıktan sonra 2mt kadar yanıma oturdu bu sefer.belliki rahatlamıştı benm normal tepkimden sonra.tinerci olabilirdi veya herhangi onun gibi birşey. o ağacın altında sosyal sıfatlarımız eşitti. çocuğa sormadım hiçbişey o da konuşmadı zaten boş boş içti sadece, zararsızdı. benim de zararsız olduğumu çözmeliydi çoktan. kalktı ytağmur hafifleyince tekeli sordu. demek o da yabancısıydı bu semtin. tarif ettim mavi efes tabelasını. döndüğünde yine aynı yere oturdu bana da almıştı bir bira. şaşırdım ama sorgulayacak halde değildim ben herzaman buralarda içerim tavırlarında aldım birayı eyvallahımı çektim.yarım saat daha oturdum. ikimizden biri konuşursa çok anlatırdık bunun bilincindeydik. zaten konuşacak adamaın ne işi vardı kaldırımda bunun da farkındaydık. çocuk da aynı piskolojiyle sığınmıştı ağacımın altına.afiyet olsun dedim teşekkür ettim tekrar bira için. sigarası yoksa verebilirdim onu da sordum tabiki ama almıştı büfeden.kalktım kafa salladı. 300-400 mt. ilerisiydi ev. bi sigara daha yaktım ve hergünün sonunda vicdanımı rahatlatmak için çektiğim siktiri tekrarladım. rahatlamıştım şimdilik... | ||
|
|
||