|
15 Eylül 2009, Salı
saat: 10:18
I had the best dream, and then everything went nonsense. Her seferinde aynı şey. Sıkılıyorum. Sıkılıyorum ben çalışmaktan. Evimde oturup oyun oynamak istiyorum, salıncağıma gitmek istiyorum, spor yapmak, ve sonra istediğim saatte uyuyup istediğim saatte uyanmak istiyorum, and if it's possible, not alone. Evet İstanbul'a çok uzakta olacağım ama problem değil, yine evimde oturmak istiyorum. 2 aydır iş yerinde kalıyorum ve sıkıldım. Söyledikleri doğru, ben bir yerde 3 aydan daha fazla çalışamam, oturup da birisini dinleyerek iş yapacak bir adam değilim, yönetmeyi seviyorum. Belki de hiçbir şey başaramamış bir aptal olarak sönerim, ama biliyor musun? Pek umurumda değil, çünkü; I have no reason why, I'll do what I want and you like it Bugün eve döndükten sonra kendime bir ödül vererek adam gibi bir salıncak bulmayı hayal ediyorum, tabi yatağa çöküp kalmazsam =) Uslanmayacağımı biliyorum, sorumluluk altında olmaktan nefret ettiğim halde sürekli kendimi bir sorumlulukların altına sokuyorum. Ben sorumsuz bir insanım, bir işe belli bir süre ciddiyetle bakabiliyorum, sonra illa ki cıvıyorum, elimde değil, sorunları çok fazla aklımda tutamıyorum. Her şeyi bir kenara bırakayım biraz da, Bahçeşehir'de iken yine kendimi evimdeymiş gibi hissediyorum. Açıkçası özlemişim bu hissi, en son ilkokula giderken böyle hissetmiştim yanlış hatırlamıyorsam. Zaten her sene 2-3 kere taşındığımız için, artık "ne zaman taşınacağız" diye bekler olmuştum, ama bu sefer ben istediğim zaman taşınacağımızı biliyorum. Eski değerlerime geri dönüyorum. Ben evde bilgisayarının başında oturan bir asalağım, ve işin komiği ne biliyor musun? Sadece evde bilgisayarımın başında oturarak bile insanları fazla etkiliyorum her konuda. I'm like an incurable disease hf =) | ||
|
|
||