|
15 Eylül 2009, Salı
saat: 12:20
Üç gündür ruhumu sıkıştıran ifade edemediğim cümleler sevdiğim bi arkadaşım tarafından hissedilmiş olsa ki sabah mailimde böyle bir yazı vardı.İyiki paylaştı sanki içime su serpildi... *** saçma sapan bu aldanış benimkisi. yüzde yüz saflığın ispatımıdır bilmem. uzun uzadıya incelermiş gibi görünüp yine aynı renkli cümbüşe kanıyor ruhum. rurhum kandıkça içim kanırtacak biliyorum ama aldırmıyorum. Masal bu ya cazip geliyor giriyorum koluna çıkıyoruz kısa yolculuğumuza. Kurbağa prensi oynuyoruz rapunzele bağlıyoruz. ben ekmek kırıntısı atıyorum sen yolu bulmaya çalışıyorsun . böyle masalımsı düşlerle bir bakıyorum yine aldanmışım. yine durduk yere dokunmuşlar kalbime . okadarda korumaya çabalamıştım oysa!!! dilede getirmiştim ama yinede kırasın varmış senin sanıyorum. hoş bunların hepsini deilde hikayenin son kısmı hep sanmakla geçiyor. zira ben sonlara bağlayamamaktan yakınıyorum. İçim huzursuz oluyor. Havada asılı kalan kelimeler canımı yakıyor. kolay kolay aldanmalar bunlar dışardan öyle görünüyor. kimse bilmiyor yaraların derinliğini. bu sessizlik bana tanıdık geliyor amma bu sefer birkaç kat daha derinden kanıyor canım. bir çift söz duymak istiyorum belkide. En kötüsünden en iyisine razı kalıyorum. ama asılı kalmış ruhumdan kurtulmak istiyorum. ne bilirsin işte peşin hükümler diyarında belkide aceleci davranıyorum. belkide bunu umuyorum. ama ben bunca bulanıklıkta bir başıma boğuluyorum. *** Tşk ediyorum ruhuma bir parça huzur veren arkadaşıma... | ||
|
|
||