16 Eylül 2009, Çarşamba
saat: 12:41


küçümsüyorum sizi, acı diye nitelendirdiklerinizi..
biliyorum haddim değil, biliyorum herkesin acısı kendine, biliyorum kimin içinde ne olduğunu bilemeyiz
ama hissettiğim bu işte..

okuyorum yazılanları
dostların, diğerlerinin..
çok üzgünüm, çok ayıp böyle söylemem biliyorum ama hissettiğim şu ki
osuruktan bahanelerle kendinize depresyon yaratıp isyanınıza kılıf aramaktan başka birşey değil yazdıklarınız.

mantığım ve duygularım kapışıp duruyor günlerdir
şuraya iki satır yazarken bile susmuyorlar..
mantığım diyor ki herkesin acı eşiği farklı,
kimininki sevgiliyle bir süre görüşemeyince yıkılacak kadarken kimininki evlat acısında dimdik tutacak kadar yüksek olabiliyor.
geçtiğimiz günlerde ikisini de ziyadesiyle gördüm ben.
şimdi size desem ki, 45 günde 5 ölüm gördüm
giderek daha çok canım yandı
son iki gidenim
tırnaklarına zarar gelse içimin yandığı
sevgimden gözümün dolduğu insanlardı
ölümlerini bırak, ölüm düşüncelerini bile aklımdan geçirmeye dayanamam derdim
dayanırmışım
dayandım
bunun için bana madalya takacak bir merci var mı peki?
yatıp kalkıp dualar ettiğiniz tanrınızın cennetinde yerim kesinleşti mi bari?

üzgünüm
kızgınım
sezen aksu şarkılarından bir kolaj ancak ifade eder sanki duygularımı
ama o çocukların anneleri ayakta duruyor ya
isyanımdan utanıyorum karşılarında...

istanbul
hosting