|
16 Eylül 2009, Çarşamba
saat: 22:00
Milano'ya vardığımda yorgunluktan ölüyordum ve daha yakalamam gereken bir tren vardı. Gece trenlerinden korkarım aslında ama bir sene sonra tekrar aynı yerde olmanın heyecanı ile yol nasıl geçti anlamadım. İstasyona vardığımızda Andrea beni bekliyordu, Bir gün önce ben onu İzmir'den yolcu etmiştim Şimdi ev sahibi olma sırası ondaydı. Elimizde emlakçının verdiği bir anahtarlık ile dolanırken Evimin hangisi olduğunu tahmin etmeye çalışıyordum. Geçen defa kaldığım evden çok çok farklı olmasını istiyordum hep çünkü Daha önce kaldığım evin İzmirdeki modern binalardan hiçbir farkı yoktu Hatta oldukça lükstü, Bir sene boyunca her gün söylendiğimi hatırlıyorum. Buraya kadar geldim ama nerde hayalimdeki İtalyan evim diye. Sanırım o kadar içten istemiştim ki Bu defa gerçekleşti. Yerden tavana kadar uzanan kocaman bir pencerem var Yeşil kepenkli. Yürüdükçe tahtalar gıcırdıyor ama inan günce bana her defasında melodi gibi geliyor çünkü hala inanamıyorum böyle bir evde yaşadığıma. Şehrin en güzel kilisesinin tam karşısında, tam merkezde, en dar ve en güzel ara sokakta evim, Apartmanın kocaman bir giriş kapısı var Ferzan Özpetek filmlerindeki gibi evlerin pencereleri çiçeklerle dolu ve rengarenk bir sokak. Sinema festivaline denk geldiğim için her yer insanlarla doluydu ilk hafta, Sokaklara kurulmuş mini sinemalar ile tüm şehir film izliyordu, Bugün de kısa film festivali basşlıyor. Şehirde her yer kitapçılar ve galeriler ile dolu, Sokaklarda kablosuz internet ücretsiz, kütüphane tam karşımda ve sayısız kitap ve film ile dolu bir arşivi var. Şehir kitap kokuyor resmen. Bütün haftasonu kitap kokusu, şarap ve mutluluktan sarhoş gezdim. Ve sonunda pazartesi yeni işim. Avrupa Komisyonunun en aktif ofislerinden birisi ve bir sürü projeleri var, Gittiğimde heyecanla beni bekliyorlardı, Öyle ki gelmeden önce yerel gazetede ve komisyonda benimle ilgili bir haber yayınlamışlar. Geldiğimden beri İngilizceyi hiç kullanmadım ve zorunda kalmadıkça da kullanmakta istemiyorum, İtalyancadan daha güzel olan başka bir dil daha yok şu an benim için Tabiki de Türkçeden sonra. Gözlerimi kapatıp hayal ettiğim hayatın içerisindeyim , Şarabımı açtım ve hayalimi yaşıyorum şu an. Şikayet edeceğim nice zamanlar olucak biliyorum ama Bunu ben istedim. mutluyum mutluuuu... | ||
|
|
||