16 Eylül 2009, Çarşamba
saat: 23:36


Kış kokusu

Bedenim ürperdi
kalbe kış geliyor uzaklardan
onun kokusu
yosun kokusu
derbeder aşık azrusu

biraz uzak
biraz tuzak
tanıdık bu kış kokusu
bırakılıp gidilen beden sorgusu
en dipteki seyirlik kalp avuntusu

....
İşte aklımda bunlarla yürüyorum,böyle kış kokan bir havada
şehir sisli
şehir kalabalık
insanlar kalbe uzak
derbedere yakın

ordalar
meydandaki fıskiyeli çeşmenin civarında
dolanıyorlar
gönderilmemiş mektuplarını havaya saçarak
önümde vals yapan bir kadın
dallardaki yapraklarla
seviyor
sevmiyor
seviyor
sevmiyor
diye fal bakan
sevmiyor çıkarsada kendini o ağaca asan bir adam
çocukluğunu ergenliği ile değiş tokuş etmek için 365 ten geriye sayan bir çocuk
hepsi burda

kokusu buram buram kış tüten şehrin topraklarında
bense aşığına silah bırakmışcasına
dolanmaktayım aralarında
kirli sakalım
rengi solmuş tişortüm
eskimiş kot pantolonum,
yalın ayağımla

aralarında dolaşmaktayım işte öylece
bana evsiz derler
pek umursamazlar
kaç hayat eskitmişimdir
bilmezler
bu gri şehrin
soğuk sokaklarında
hangi isme göre fiil çekimlemek gerekse
ben hep ordayım
el de bir
akılda sonsuz sayıdayım.

avuç içi çizgilerim yok benim
kaderede inanmam zaten
gözlerim renksiz
sözlerimse verilipte tutulamayacak kadar halsiz.

sormazlar gecip giderken yanımdan
içindeki bu darbenin
başı dik
göğsü dışarda
kalemi kırık kahramanı kim diye

bilmezler
içimde
dudaklarımda
gözlerimde
tenimde
dişlerimde
her bir yanımda
senin var olduğunu
kanımdaki alyuvarla akyuvar ateşkes ilan etmişken bile
benim hala
isimsiz
kimsesizim
olduğumu

çıkamıyorum işte
sınırları senin çizdiğin bu başkentten
dikenli teller ruhumun ayrıntılarını bilmekte
çünkü her gece gidip takılmaktayım tellerine
ruhumu asmaktayım gerçeklerine

gecelerce
bile bile hemde
hala aklıma gelme diye uzun uzun cümleler kuruyorum
biliyorum
sense beni çoktan haritadan silmiştin
oysa ben seni ayak üstü sevmiştim
peki ya sen beni kaç yerimden aşka bölmüştün ?
neyse kokuma ver
üstüme gelme

ben kimsesiz
ben renksizim
o sabahta aklımdaydın
herşeye
herkese rağmen
yürüyordum
senin çizgilerine basmadan
caddelerinde
havaya bir kaç el izinsiz aşk sıkıldı
arkam dönüktü görmedim
hoş görsemde bişi yapamazdım
çünkü tam o sırada
gözlerimde kozasını yırtarak
kışa doğan bir kelebek vardı
benim tüm kurşun deliklerimden oluk oluk sen sızarken
kelebeği sana
ömrünü kendime sakladım
________________________________
kısa ömür
uzun yaslara gebedir
sürgünse herzaman kelebeğin gözlerindedir...








istanbul
hosting