17 Eylül 2009, Perşembe
saat: 10:29


Yetiştirmem ve beni yeni ufuklara açacak proje ile ilgili çalışmalar yüzünden son bir iki haftadır az uyuyorum. Çok da kolay bir şey aslında ve öyle yeni ufuk açacağı da yok, okuldan atılmayacağım falan işte o kadar :D Yarı uykulu çeyrek sersem, üsküdardan 2 ye bindim geldim eve, ev arkadaşımla rastlaştık. Sevgilisi ile italyaya gideceklerdi , meğerse bugünden gidiyorlarmış. Hatta kendisi sonra belçika da eğitime falan gidecekmiş. Bayağı bir süre yanlız yaşayacağım yani yeniden. Tatil süresince ne olacak benim bir planım yok, şu proje teslimi kayıt mayıt işleri bitsin ilk önce uyuyacağım , ondan gerisini düşünmedim pek. Bazen imreniyorum normal olarak , bu kadar çok vakti bu kadar yakın geçirebileceğin birinin olması ne güzel diye. Bazen de çekiniyorum, bu kadar çok vakti bu kadar yakın geçirmek "ya zorundaysan" diye :D

Efendim sonra işyerine acele acele geldim baktım, anahtarı olan adam uyuya kalmış, geç kalmış olmadım sayılır böylece :D Pek kötü tesadüfler denk gelen bir adam değilim sanırım. Cem garip marip konuştuk biraz iş arkadaşları ile kafede anahtarcıbaşının varmasını beklerken. Kimsenin yargıya güveni yok orası kesin ama, tavır koymakta da kimse cesur değil. Belki daha yeniyiz belki iş bilmiyorum.
-Bunu kesiceksin.
- O değil sorun bunu 6.5 ayda yakalamayanlar, onlara bişey yapmak lazım.
- hmm. eee. sessizlik...

böyle işte farkın malik dedim, yine bunu ben dedim ilk dedim üzüldüm, sevindim. Biraz zorlama bir günce oldu aslında aklımda başka şeyler vardı , dün , yarın yazarım dediğim . Neydi onlar neydi onlar?
Hah

Gökhanınki 40 inçmiş.
Salonda bana gösterdi. Hakkaten 40 inç. Büyük siyah ve görüntüsü güzel. 40 inç olunca kim beğenmez zaten. Her yere sığmaz tabi biraz zorluğu var. Ama baktıkça bakasın geliyor 40 inçi görünce. Yine de televizyona o kadar para verirmiydim bilmiyorum. Belki bilgisayar ekranı olsa tamam, daha çok işe yarar.

Diploma gel. Tatil Gel. Sonra ben elbet birilerine koşarım onlar da kaçar.

istanbul
hosting