18 Eylül 2009, Cuma
saat: 14:25


gençliğe adım attığımız o yıllarda, henüz paylaşmanın manasını, öpüşmenin tadını, aşk'ın tam olarak nasıl bir şey olduğunu ve hayatın ne anlamlar taşıdığını bilmiyorken tüm bu olguların hepsinin, bakışlarındaki derinlikte gizli olduğunu anlamıştım... ögretmenin seni tahtaya kaldırdığı vakitlerde sahnede yanlızca sen ve sınıfta sadece seyirci ben oluyordum... aramızdaki tüm diğer şeyler eksiliyordu, biz tamamlanıyorken. günler birbirini ardına geçip gidiyordu, her gün tekrarlanan sahnelerle beraber. arka sırada oturduğun için, ögretmenden azar işitiyordum, sürekli arkama dönüp sana baktığım zamanlarda.. hergün içimde tarif edilemez bir umutla sınıfa giriyordum.. seni gördüğüm anlarda içime dolan huzurun anlamı neydi? hayatın içinde bile değilken, sadece sınıf ortamındakı tek bır bakış mıydı adına aşk denen şey? ya da kaçamak dokunuşlarımızdaki heyecanımız mı?

zamanı hesaba katmadan, anlamını bilmediğim -ama huzur veren- bakışlar ve kaçamak dokunuşlarda yaşadım o ilk aşkı. belki de sana / bana fazlasıyla olgun gelecek olan iki kelimeyi "seni seviyorum"u dememek için zamanı hesaplamaktan vazgeçmiştim. bakışlarındaki o derinliğin sadece bize ait olduğunu düşünüyor ve yüzündeki her tebessümün bana hediye edildiğini düşlüyordum.

ve bir gün paylaşmanın, aşkın ve hayatın ne anlamlar taşıdığını anlamaya başlıyor, bunların seninle bir bütün olabileceği beynimde düş fırtınaları kopartıveriyordu.. sessizce haykırıyordum şimdi seni seviyorum diye.. fakat hesaplamaktan vazgeçtiğim zaman tüm gerçekliğiyle karşımda duruyordu.. kız arkadaşımın : aşkım uyan geldik demesiyle hayata dönüyordum.. camdan dışarı baktığımda şehrin biraz dışında bulunan o ilk aşkı tattığımız okula yaklaşıyorduk.. birden bire sen diye bi öpücük kondurdum sevgilime hafifçe gülümseyerek. anlamsızca baktı bana. yıllar sonra yine sana hitap edercesine olgun bi insan gibi "seni seviyorum" dedim... son kez okula doğru baktım otobüsün camından... bahçesinde ikimizi gördüm. koşuşuyorduk bi yerlere.. şimdi hayatın ve zamanın değişik mekanlarında aynı şeyi yaptığımız gibi...

ne o derin bakışları başka birinde görebildim ne de o kaçamak dokunuşlarımızdaki heyecanı başka bir tende tadabildim... ben sadece seni sevdim tüm çocukluğumla...

istanbul
hosting