|
21 Eylül 2009, Pazartesi
saat: 02:26
bağırıyorum,çağırıyorum,küfredip ağlıyorum fotoğraflarına; gülümsediğin an'larla sarılıyoruz birbirimize, gözlerini kapayıp ellerimle fotoğrafında bana ait olan ne kadar ölüm kalmışsa yüzüne dair, intihardan bahsediyorum bize,bize jiletten, neşterden,virgüllerden bahsediyorum.. sustuğumuz anlarda birbirimizi hep,hep yalanlardık sessizce,içimizden bir ah geçerdi öyle viran öyle talan edilmiş bir ah geçerdi kalbimden kalbine, sıçrardı terk edilmiş bir salyangoz sürüsü nehrinin saçlarından,yere düşer kırılırdı tüm viyolonseller, ve yüzüm yara tutar kabuk bağlardı dokunduğunda keskin ellerinle. sinsice sokuldum intihara dün gece,dün gece akıttım bileklerimden hüznü kanla birlikte,kanla birlikte ırzına geçerken tüm yabancı uyruklu cümlelerin, ayrılık asıllı bir aşkla tanıştım hep,hep sen uyurken yazıp yazıp yırttığım veda mektuplarında.. bu uzaklıklar ibadetidir karanlığın,yazık böyle inan çok yazık! ama, ama iyi iş çıkarmış bize bunu yaparak, kutlamak gerek;aferin tanrıya! biz aktık,temizdik oysa,beyazdık saftık biz; bu kömür madeni aşkın içinde zavallıydık. | ||
|
|
||