|
21 Eylül 2009, Pazartesi
saat: 20:49
daha istanbul'da balik bile tutmadim bogaz kiyisinda. toronto film festivalinde izledigim koprudekiler filmi, burdaki yakin arkadaslarimin istanbul'a ilgisi, bir tanesinin gidip buyulenmesi ve oraya en yakin zamanda yine gidecegim demesi ve galata koprusunun karakalem resmi... birden sehr-i istanbul'a ne kadar bagli oldugumu hissettim o arap-fransiz sarkilari esliginde dans edip icki icerken dun gece. ordaki asklar hep daha ruhlu daha romantik. sehir, yasam sekli, kultur bir ayri orda tabi yasamasini bilene. insanlar fazla calisirken hayatin guzelliklerini farkedimiyorlar ne yazikki. insanlarin hergun gectigi sokaklarda kafalarini kaldirip etrafi incelemeye vakitleri yok. hayatlarinin her ani acele icinde bir yerlere yetisme derdinde gecen insanlarla dolu sokaklar. neyse ben isime doneyim. ..ama biraz da duygusal koseden bashetmeden gecemicem. hic beklemedigim anlarda karsima cikan insanlarla dolu hayatim. karsima cikiyorlar ve bir anda butun hayatimin icine daliveriyorlar. sakin yasamak istiyorum ben. kimseye ihtiyacim yok. o kadar cok sey yapmak istiyorum ki ve hayatimdan o kadar memnunum ki birisiyle sadece ask icin birlikte olmak istiyorum. asik olmadan kendimi tam hissedemiyorum, bunu da herhangi hosuma giden birisiyle iliski yasayarak doldurmaya calisiyorum, yerini tutmuyor. omzunda aglayacak birine ihtiyacim yok, zaten cok yakin arkadasim yanima geliyor ve ondan buyuk bir destek alicam butun bir yil, asik olup omzunda aglayabilecegim birine ihtiyacim var, sirf askan. yoksa zaten cok mutluyum aglamak kolay degil mutluyken :) ama buna alismaliyim artik, asksiz butun bir omur bile gecebilir. bir kez bile tatmayanlar var bu duyguyu...belki de hic tatmamak lazimdi :) sanirim aglamak istiyorum, o da ancak asik olunca oluyo, yine gucsuzlesmek istiyorum, egolarimi atmak, insana benziyorum o zaman, yoksa az bucuk ben de cikarci bir canavarim, aldigim kadar veriyorum, daha cok vermek istiyorum ben... | ||
|
|
||