22 Eylül 2009, Salı
saat: 01:14


Ali Usta Nerede?

Hizmette kalite, mükemmel servis vesaire..
İşin aslı hissetmekte..

İnsan yaptığı işe kendini kattığı ölçüde mükemmel sonuca ulaşır.

Geçtiğimiz günlerde Elma Tv'de Şevval Sam'la yapılan bir söyleşiyi izlerken kurduğu cümlelere hayranlıkla takıldım.

Diyordu ki," Ben 24 saat çalışsam da çalışmıyormuşum gibi hissetmiyorum. Çünkü yaşamım boyunca hobim olan oyunculuk, şarkı söylemek gibi işlerle uğraştım. Bu hobilerle uğraşmak meselesini bir tembellik şeklinde algılıyorum. İş yapmıyorum anlayacağınız, benimkisi yalnızca bir tembellik!"

"Tembel"insanlarla dolu olsa çevremiz ne güzel bir dünyada yaşardık.

Herkes güleryüzlü olur, işini hakkıyla çünkü sevgiyle yerine getirir, mutlu olurdu çevremizde.

Şöyle bir düşünün, bazen en lüks işletmelerde bile tabağınız önünüze döver gibi getirilir. Akşam iki üç arkadaş toplanır, dertleşir bir kaç kadehi paylaşırsınız. Geceyi uzatırsınız, çünkü o anı bitirmek istemezsiniz. Garsonlar çevrenizde dolaşır durur ve "Servis kapandı efendim, arkadaşlar gidecek" türünden laflarla muhabbetinizin içine ederler.

Benim size tarif ettiğim "işkolik"likle alakalı bir durum değil.

Çünkü işkolikler akşam eve geldiklerinde yakınırlar, yorgundurlar,mutsuzdurlar, patron zaten hak ettiklerini vermiyordur, elemanlar uyumsuz, amirler haksızdır..

Oysa "tembel" diye nitelendirebileceğimiz, sevdiği işi, yani hobilerini yapan insanlar-ki sayıları azdır-bu tarz cümleleri kuramazlar bile...

Ali Usta, Koza Hanı'nda yıllardır nezaketiyle, gözlem yeteneğiyle, tembelliğiyle beni kendisine tutkun eden garsonların kralı bir ağabeyimizdir.

Koza Hanı'nda içtiğiniz ilk tek şekerli çay, sade Türk kahvesinin yanında istediğiniz limonlu soda, ikinci kez oturduğunuzda size sorulmadan getirilir.

Şekersiz çay içenler için ikinci kez gelişlerinde sinir oldukları o çay kaşıkları bardağın içinde değildir.

Şeker de doğal olarak çay tabağında ıslak ıslak durmuyordur.

BÖYLE İNCE BİR ADAMDIR ALİ USTA!

Yanlız çalışırken özen gösterdiği bir noktada asla müşterilerle yüz göz olmamasıdır.

Bir kere bile masada sulu bir muhabbetine tanık olmamışımdır kendisinin.

Bu nedenle, ayrıcalıklara son derece önem veren yapım gereği, kahvemi mutlaka Koza Hanı'nda Ali Usta'nın çalıştığı çay ocağına ait masalarda içer, kendisiyle kısa bir hal hatır ederim.

Geçtiğimiz günlerde Koza Hanı'na gittiğimde tam bir hayal kırıklığına uğradım.

Ali Usta ortalarda görünmüyordu...

Servis yapan garsona nerede olduğunu sorduğumda "Bilmiyorum" yanıtını aldım.

Artık orada çalışmayacakmış.

Koza Hanı'nda Ali Usta yoksa, ne tadı olacak ki içeceğim kahvenin, çayın.

İşini tembelce yapan insanlardan biri eksildi çevremden.

Zaten o kadar azlar ki, birinin daha eksilmesi bana göre büyük sorun.

Ali Usta için yapılacak bir şey yok.

Ama...

"Ali Ustalar" yaratabiliriz bana göre.

Başlamak için hiçte geç değil.

Tembellik yapacağınız işleri seçmek için, mutlu olmak için geç değil...


HANDE KESER
(BURSA HAKİMİYET GAZETESİ)


Babacım vefat etmeden çok uzun zaman önce babacım için yazılmış bir makale.. Defalarca okudum, defalarca içime sindirdim.. Birde sende olsun istedim.. Gurur duyma sebebim.. Adam gibi adam deme sebebim.. Dahası var bilen bilir.. Ben yaşıyordum..

Mekanın Cennet Olsun Benim Biricik BABACIM...
HUZUR İÇİNDE YAT..

KIZIN..

istanbul
hosting