23 Eylül 2009, Çarşamba
saat: 02:56


alışılmadık yaz ayazı avuçların
sözgelimi kirli rüzgarsın
ne zaman bırakmaya niyetlensem ellerini
sabuna hapsedilmiş yaralı bir hava kabarcığı oluyorum
ayaklarına dolanıyorum
çocukluğumun orta yerinde takılıp kalmış haylaz kumlara küfredip
otobüs yolculuklarında buluyorum kendimi
bütün şehri bırakıyorum arkamda
öyle sanıyorum
kenti kovalıyorum adeta
labirentin en çıkmaz sokağında uyanıyorum
yastığa gömülüyor yüzüm
yattığım yerden kalbine talip oluyorum
birden değişiyor yüzümde mevsim
bir yanım yarısına ağıt döküyor
kayıp mavi çocuklar dikiyorum gözlerime
aşk olsun!

ilk günahı olacak meleklerin acıya gülmesi
derken susacak hayat
şarkının en sevilen yerinde gelen telefonla
dünyanın en çirkin sesi söyleyecek kaybettiğinizi birini..
aramaya bile çalışmayacaksınız
tuhafına gidecek kuşların.

devamı imgesiz şiirler yığını
yoklama defterinde kim varsa
yok!

...

istanbul
hosting