23 Eylül 2009, Çarşamba
saat: 20:58


İlişkimiz yürüyecek mi?

Beni bugün olduğu gibi sevecek mi daima?

Binlerce kez daha öpecek mi dudaklarımdan?

Yıllar sonra bile aynı tutkuyla sevişecek miyiz?


Modern zamanların soruları kafanda, aradığın cevap işte burada!

Tek soruluk bir test:

Beraber olduğunuz kadın / erkek; sizi her gece arayıp "bugün neler yaptın?" diye soruyor mu?

- Evet!

Evet mi?

Yürümeyecek.

Bu kadar basit.


Neden biliyor musunuz?

Çünkü çoktan kaybetmişsiniz zaten bir şeyleri. Hikayelerinizi, anılarınızı, hayallerinizi...

Sonsuz bir kaynaktan besleniyor sanmışsınız kendinizi... Anlatmış, anlatmış, anlatmışsınız...

Her şeyi.

Bir hatırlasanıza... Hani telefon numarasını aldığınız ilk haftaları?

Gündelik hayata dair tek bir soru var mıydı gecelerde?

Bakın, iddialıyım ben bu konuda. Eğer gerçekten "Vardı!" der iseniz, karalama kağıtlarına harfler çizdiğim şu kalemin kapağını kapatacak ve bir daha yeni bir şeyler yazmak için asla açmayacağım!

Şimdi dürüst olun... Soruyu tekrar düşünün. Hatırlamaya çalışın.

Gündelik hayata dair tek bir soru...

...var mıydı onlarda?


"Hayır", değil mi?

Aşk'ın ilk zamanlarındaki büyü, heyecan... Asla anlayamadığınız o mide krampları...

İşte, yanıtı veriyorum ben size!


Hayatınızı anlattınız O'na. Düşlerinizi, hayallerinizi... O'nun da size anlatmasını beklediniz. Sabırla...

Ortak noktalar buldunuz. Şaşırdınız. Gülümsediniz. Aşık oldunuz, tekrar ve tekrar...

Adım attığınız yolda yalnız olduğunuzu sanırken, yanınızda biri daha olduğunu fark ettiniz. Mutlu oldunuz. "Şanslı" oldunuz. Hatta, sarhoş oldunuz..!

Her buluşmayı iple çektiniz. Anlatmak, anlatmak ve daha fazla anlatmak için... Merak ettiniz tüm yanıtları alabilmek için...

Şırıngayı vurmuştunuz kolunuza. Başparmağınız basıyor yavaş yavaş... Milimetrik çizgilerin her birinde, başka başka masal ülkelerinde buluyordunuz kendinizi.

Sanıyordunuz ki, her çizgide "daha iyi", "daha fazla", "daha mutlu" olacaksınız.

"Tatmin olacaksınız!"

Sonra..?

Sonra...

Bitti işte.

Tekrar tekrar çektiniz şırıngaya aynı düş serumunu. "Bir kez daha" umuduyla sapladınız kolunuza...

Hiçbir şey bulamadınız...

Hiçbir miliminde...


"Bugün neler yaptın?"

Acı bir soru bu... Aşk'lara büyük bir saygı ve hayranlık duydum ben. İki insanın titreye titreye birbirini tutan ellerini kutsal bildim. Hani "modern zamanlar"dayız ya... "Kalmadı öyle şeyler" derler ya...

İnanmak istemedim.

Ben, her şeyden önce aşk'ın kendisini sevdim.

Üzüntüm bu yüzdendir.


"Bugün neler yaptın?"

Acı... Acımasız bir soru bu. Her şeyi tüketmiş, tüm heyecanları kaybetmiş, merak duygusunu unutmuş, hayalleri gerçeğin kuyusuna atmış insanların sorusu...

Ayrılığın ilk çanı...

Dökülecek göz yaşlarının ilk damlası...

istanbul
hosting