|
25 Eylül 2009, Cuma
saat: 00:57
Neyim ben, mesleğim ne, unvanım ne... Bugün iş için hesap açtırırken bu soru çıktı karşıma ve ben, öğretmenim yazdım (mecburen, ücretli öğretmenlik yapacağım). :) (Sinir bozucu bir tebessüm bu aslında ama internette onun simgesini bilmiyorum bu yüzden bunu yaptım) İnsan kendi eliyle kendini ele verir mi, bundan başka bir bok olamayacağına. Bir anda kendimi sigortalı bir işte buldum yaklaşık sekiz aylık bir maraton tabii dayanabilirsem. Lisede öğretmen oldum birde, hiç bilmiyorum konuları falan, sıçtım yani senin anlayacağın. Öğretmenliğe kötü laf attığım için istemediğini sanıyorlar ama galiba altından kalkamamaktan korkuyorum, riski hep daha telafisizmiş gibi geliyor insan eğitmenin. Evde herkes belli etmese bu durumdan memnun, ısınırım severim belki bu mesleği diye ama öğretmenliğe her zaman saygı duydum ve sevdim. Sorun benim kendimi orada görmek istememem daha az sorunlu bir iş istiyorum. Anlatamayacağım kendimi sana ve diğerlerine ama karşımda dershaneye gidemeyen bir çocuk görsem dayanamam, kalemi olmayan, kışın botu olmayan... çocukluk hayallerini kuramayan küçüklere bunlar boş işler siz oturun ders çalışın demek, bunun gibi dolu şey yazarım sana. Birde şimdi öğretmen odaları var; bayanların yemek ve örgü, bayların ise maçtan başka bir şey konuşmadığı mekan. Neyse şimdiden doldurmayım kendimi. Yeni eğitim ve öğretim yılım hayırlı ve uğurlu olsun. Tebrik mesajlarınızı bekliyorum:)... | ||
|
|
||