|
25 Eylül 2009, Cuma
saat: 09:59
köpekleriyle geldiler. kuzenim ve kocası köpekleriyle geldiler dün akşam. bildiğin kurt köpeği ama daha yavru, 3 aylık. her yeri ve herşeyi ısırıyor. her yere işiyor. gazeteleri parçapinçik ediyor. su kabına ön patileriyle dalıp suyu çevreye saçıp sonra kabını eşeleyerek eğleniyor. bildiğin köpek işte ama dişi ve dişleri kaşınıyor daha yavru. günce yine şu başımın ağrımayıp ağır gelmesi durumundayım. bak tanımı bile bir tam, bir de yan cümlecik içeriyor. arafta kalmak gibi; öldürmüyor, süründürüyor. şirket hâlâ tadilatta selden beridir. bütün gün neredeyse aralıksız süren matkap sesleri beynimin içine içine işliyor. kocaman bir duvar yapıyorlar bir sonraki yağmurda yeniden sel basmasın diye. mutfak şu an boyandığı için yemeği depoda yiyoruz. loş ortamda öğlen yemeği çok da kötü değil. hem kocaman yer, havadar... ama hâlâ çay demlenmiyor şirkette. baş ağırlığımı ve patlamayan afyonumu gidermek için el mahkûm sert bir kahve yaptım kendime. ben pek nescafeci değilimdir. şu iğrenç, tiksinç koku da hâlâ burnumda. benimki psikosomatik olabilir artık. neyse ne! ben duyduğum sürece gerçektir o koku?! sevgi&saygı | ||
|
|
||