25 Eylül 2009, Cuma
saat: 23:08


evet iyi bi dost olamadım.

çünkü iyi dost kavramı farklı herkese göre.

kimine göre arkasını tutmak doğru yanlış heryerde her an ölümüne vs,

kimine göre derdini her zaman dert ne olursa olsun dinlemek, ve sadece hak vermek ona saçma da olsa her ayrıntı.

kimine göre yalnızca ihtiyaçlarda var olmak birbirinin yanında. aralarda neler kaçırdığını önemsemeden.

kimine göre her an birlikte olmak. tıpkı senden bi tane daha gibi. ama belki de hiç benzemeden.

ve belki nice çeşit daha.

neyse sonuç olarak gunce ben bunların hiç biri olmayarak en azından iyi bi dost olamadım.

ben kimseyi korumadım kimseye karşı. arkasından vurmakla suçlandım hatta. kimilerini dinlemedim madem benden öğüt istiyosun defalarca ve yapmıyosun diye. gereksiz dinlememeliyim kimseyi diye. ben de sana gelmem asla dedim keza. kimseden beklemedim ona yapmadığımı. büyük acılarımda samimiyetsizsem ağlamadım eski arkadaşların omzunda. ya da bi mezuniyet gününde içten sarılıp canıııım çok özledim demedim vefasız olanlara. çok fazla birliktelikleri yalnız kalmaya ihtiyacım olduğunu söyleyerek öteledim. ya da bahaneler yarattım kendime de onlara da.


ve kimseden beklemedim ona vermediğimi...


ve hayal kırıklıklarım yine de büyük, kocaman oldular defalarca.

benim arkadaşlık dostluk tanımım dürüstlüktü ve acıtmamak.

ben iyi bi dost olamadım. çünkü acıtacağı söylememek de dürüstlüğe aykırıydı çoğu zaman. bunu göremedim.


pişmanlıklarım ne kadar gerçekti, bilemiyorum.

gerçenten ne kadar üzüldüm, ne kadar korktum birilerini kaybetmemek için.

belki en samimi bir iki tane.

e gelinen sonuç. bir iki dost. bi sürü arkadaş.

iyi bi dost olamadım belki. ama o bir iki bana iyi dost oldular biliyorum. bundan sonra ben iyi olmayı başarır mıyım, meçhul.


ama biliyorum dostlar da arkadaşlar da gelip geçici. bazıları daha büyük, daha güçlü kayalar, bazılarıysa kum, çakıl..

büyük bi sel gelmedikçe, kayalar yerinde kalacak aşikar.

ama dediğim gibi.

büyük bir sel gelmedikçe...

istanbul
hosting