26 Eylül 2009, Cumartesi
saat: 14:49


huzurlu kalktım bu da beraberinde market alısverisini getirdi. istedigim tek kisilik hayatın ilk adımını attım sanırım internetimi actırdım, bana gereken aracları esyaları aldım karsıma ,konusmamı yaptım yerlerine koydum. hizmet etmeleri gerektigini söyledim. dünkü garip evdende kurtarmıstım kendimi. evden cıkarken fazla mutlu görünmem şaşırtmıstı belki onları ama umursucaklarını zannetmiyorum hepsi dumanın icinde kaybolmustu coktan ve işe yaramaz konulardan konusuyorlardı. en son birisi osman pamukoğlunun yeni şu kartal amblemi olan partisine üye olalım dedi ve benim üstümde de ısrarcı politika uygulamaya çalıştı. güldüm ve kaçtım o evden.
bir insanın tek başına yaşaması için ve bu yaşantıdan da aşırı huzur duymasının nedeni nedir acaba diye düşündüm , benim gibi milyonlarca insanında aynı duygular içinde hareket ettiğinide katarak. yo bu düşünce kesinlikle karamsar bir düşünce değil. insanlardan kaçma, depresan durumlar söz konusu değil fakat yinede evde tek başına yaşaması için insanın bir şeylerden kaçması gerekir veya korkması gerekir sanırım. düşündüm ve kaçtığım birseyde bulamadım. tek istediğim kafa dinlemek sanırım hemde uzun bir süre. ve izlemek dışarıdan bakıp kendi içimde yorumlamak kişileri durumları . belki daha zevklidir içlerinde yaşamaktan. ne kadar başarılı olabilirimki acaba. zaten başarı kazanılması gereken birşey yok ortada. herşeyden bir zafer beklentimiz olması gerekliliğini getirdi aklıma; şimdi yaşadığım, içinde bulunduğum soru cevap diyalogları. evet bu bizde insanoğlunda bir saplantı sanırım. herşeyin sonunu görme çabası, başarı beklentisi, sonuç beklentisi. fakat yaşam sürecininde buna doğrudan bağlı olduğunu varsayarsak gerçektende gerekli birşeymiş hedef tutturmak diyebiliriz. ben bunu denemicem ama sadece kafamdaki planları hayata geçiricem ve sonucunu merak etmeden. kaybediceğim fazla birşey varmı diye düşünüyorum. aklıma gelen birşey yok belki ileride çıkabiliri karşıma..

istanbul
hosting