27 Eylül 2009, Pazar
saat: 15:25


yürüdüm yürüdüm.. adımlarımı patavatsızca attım bazen capraz carpısıyorlardı ama en sonunda soluk soluğa girdim dükkandan iceri. bilipte yapamamanın en canlı örneğini sergilemeye gelmiştim buraya. kapıyı actım yavasca ve bıyıklı ,göbekli ,enselerinde teri emsin diye tülbent olan pancara benzettiğim suratlarıyla yüzyüze geldim dayıların. Bu manzarayı hic sevmiyorum fakat 2-3 hafta uzak kalıncada özlemiyor değilim hani.Herkez heyecanlı, bütün haftaiçi boyunca takipteler tabiki kolay birşey değil. bu sebeple hepsi emeğinin karşılığını almaya gelmişlerdi. yüzlerde gurur bakışlarda kararlılık vardı. inanmışlardı. aralarında tek bendim kuponumun tutmayacağını bilerek.. hevesli olanlardandım heralde. tek maç sendromu olucaktı ve acaba tutarmı dediğim maçtan yatıcaktı kuponum tekrar ve tekrar.

Bu işin amacı coğu kez maddiyatla alakalı olmakla beraber bazıları için ise artık maddiyatı aşmış bir konudur. kazanma hırsı önüne geçmiştir maddiyatın.bunun en iyi örneğini tutmuş bir kuponu bilmeyerek sokak mazgallarından iceri attığım zamanda yaşamıştım. ve ertesi günü acı gerçeği öğrendiğimde yıkılmıştım..zaferim yarım kalmıştı.o kuponu alıp koşmalıydım iddaa bayiine ve bu kupon tutmuş dayı bakarmısın demeliydim makineciye. dayı kuponu makineye sokarken kuyrukta bekleyenlerin merakı ise benim sevincime sevinc katar. (ne kadar tutmuski acaba -vay be cocuga bak hangi macları almıs gördünmü ben sana demistim samsun koyar diye). konuşsunlar konuşsunlar böyle bir ego tatminini hicbiyerde yasayamam. kabardıkca kabarıyorum soru soruyorlar duymamamazlıktan geliyorum daha zevkli bu şekilde. büyüdükçe büyüyorum gözlerinde bunu sonuna kadar kullanmalıyım ve evet bitti. sadece 3 dakikalık bir duygu yoğunluğuydu bu."şşt alo yeğenim "diye bir ses yükselir "al kazanmışşın 153 lira 85 kuruş bol şans" paramı alırım ve çıkarım. normal insanların arasına karışınca ise artık herşey bitmiştir.

istanbul
hosting