27 Eylül 2009, Pazar
saat: 15:39


Bir an, Ali Kırca bile olsa, o insan, kimse kim, tabii bu K.Ö. dönemi, haberlerin arasında canlı karikatür ve üstelik şerifler falanla, bir de gerçekten çok kötü sokuşturulmasını mı akıl etti? Salih Memecan ismindeki pornografiyi mi bilnçaltında yok ya ne alakası var diye mi örttü?

Aklımı Ali Kırcaya vermiyeyim diye bir şeyler olmam lazım.
Kardeşimi istemeye gelince, tuz konusunda ısrar eden kardeşime, ve birazdan akademisyen M. Ye saygımdan, son anda fincana tekila konmamla sonuçlanacak bir gece beni belkiyor.

Ama o kötü oyuncuları seçerken, güya yaptığım votka esprisi sonuç vermemiş, bayan aktrisi acılar içinde ağlar bulmuştuk. Üstelik ben ikinci defa daha dikkatli olmuştum ve meğer hiç içki ağzına koymazmış aktörü günaha sokmuştum. Bütün bunlar durduk yerde durmadığım ve kendimi daha büyük sandığım zamanlarda oldu.
Yadigar sokakta haberler iyi değil. Yadigarda, meğer o saçları kız, hani hep küfreden sadece küfreden, hastaymış, kapının önünü temizleyen annesi, merhaba komşu geçmiş bayramın kutlu olsun, yne yokudun buralarda dedi. Bayramın tamamen aklımdan çıkmış olmasına utanarak, evet kaynanamgile gitmiştik dedim.
Biz de giderdik ya, hastamız olunca dedi.
Hayırdır, beyin mi hasta(beylerimizden konuşalım istiyordum)
Bey ..Bey olsa yine iyi..
(İki noktalarına sinir oluyorum)
Bizim kız.
(Küfreden) Beyin tümörü dediler.
Yok canım, ne zaman olmuş.
Yedi yaşında. Babası evden gidince olmuş. Öbürü, büyük olan, okulunda birinciydi işyerlerinde birinciydi hepsini kapattı, evden uzaklaştı Diyordu bana yeter ki eve gir demeyin. Parklarda sokaklarda iki gün yatıyordu. Bu da benimle kaldı. Benimle ağladı, içine attı. Tümör oldu.
Burada, tümörü pek düşünmeden, neden hep küfrettiğini anlıyorum. Biraz empati kuruyorum.
Çok sevdiğim bir büyüğümün sözü yardım etti.
Merak etme, onu üreten vücüt, dermanını da yapar.
Öyle mi dersin dedi, elindeki viledayı bir an üç saattir tuttuğu aynı çemberden kaldırdı.
Hiç belirti vermedi. O zamandır. Saçları uzundu beline kadar( Tuğbayı gördüm göreli hep dazlak kafalıydı)
Banyo yaptığından başın arıyor dedim hep. Cahillik tabii.
Bu kadına iki aydır aydat vermemiştim.
Borcumu öderim akşam, üzülme dedim.
Kapattım.
Kardaki kars, karstaki ka gibi oluyor bu ev bana.
Üç ay ömrü kaldı dediler bak şimdi de.
Onlar hiçbir şey bilmiyor, çoğu gerçek doktor değil, gerçek doktorlar daha sonra iş ciddiyse gel,yorlar. Öyle dediklerine göre, sizin iş çok ciddi değil dedim.
Kafası karışmış olacak, çöp olarak attığım şişelerin tozunu alıyordu şimdi viledayla.
Sonra gitti.
Yadigar bana geldi.


istanbul
hosting