|
28 Eylül 2009, Pazartesi
saat: 01:44
yavaş adımlarla yürüdüm,yürüdüm ve yürüdüm.insanların ruhlarından geçerek.kalabalık başımı döndürdü,yaydıkları enerji dengemi bozdu.nefes alamadığımı fark ettiğimde kendimi kiliseye attım.iki saat dışarı çıkmadım.kocaman iki mum yaktım,kocaman dilekler tuttum.sonra ayin e katılmaya karar verdim.gözlerim dolu doluydu,gerçekten çok dolmuştum.adın ne?diye bir ses geldi solumdan.baktığım an içi bomboş bi teneke olduğunu anladım.kiliselere eğlenmek ve insanlarla dalga geçmek için gelen cahil cahil tipler vardır ya.en güzel örneklerinden biriydi kendileri.seni ilgilendirmiyor dedim.iyice yaklaştı ,hristiyan mısınız dedi.hemen kalkıp gitmezse onu şikayet etmekle tehdit ettim,kalktı. gözlerim iyice dolmuştu ,ip çekmişlerdi öne de gidemiyordum.sonra genç bir çocuk geldi ipi kaldırdı.başını öne eğip hafif bir tebessümle selam verdi.hayır hoşlanmadım.ona o şekilde bakamazdım.bence o bir melekti.ordaki herkesi tanıyordu,selamlaşıyodu zaten.ayin başladı,gegindim,ellerimi kavuşturdum,bacaklarım sallanıyordu ve gözümü yere dikmiştim.dua okumaya başladıklarında ben neredeyim?ne yapıyorum? dedim.ne işim vardı orada?tam ağlamak üzereyken çocuk elimdeki kitapcığı doğru sayfaya getirdi tekrar gülümsedi.kendimi onlarla dua okurken buldum.gözümden bir damla yaş düştü,peder le göz göze geldik.bana gülümsedi.belli ki oraya ait değildim.peki neden gülümsedi? bir süre geçti,konuşması esnasında şimdi herkes birbiriyle selamlaşsın dedi.ben ne anlatmaya çalıştığını çözmeye çalışırken yanımdaki çocuk merhaba diye elimi sıktı.sonra bir başkası bir başkası ve en sonunda herkes birbirini kucaklamaya başladı.ne kadar saflardı,ne kadar temizlerdi.en önemlisi ne kadar mutlulardı! kıskandım onları,çok kıskandım. bende mutlu olmak istiyorum. üçüncü bir arbedeyi atlatıcak ne ruhsal ne de bedensel gücüm var. keşke ben de birşeylere inanabilseydim. onlar gibi olabilseydim. belki hayatımın bu karmaşık puzzle 'ını güzelleştirebilecek ve tamalayacak son parça budur? | ||
|
|
||