|
28 Eylül 2009, Pazartesi
saat: 16:50
Sabah alarmi yarim saat oncesine kurup, sonra da bir saat boyunca ertelemeye bayiliyorum. o 5 dakikalik ertelemelerin her birinde baska bir alemdeyim sanki. Bugun yine cok mutlu uyandim, upuzun pencelerimin her birinden gunes odama giriyor ya bayiliyorum. sabahlari her saat basi tepemde oten kilise canlari bile melodi gibi geliyor kulagima. tum bunlarla beraber, cumartesi gecesini dusundum uyanir uyanmaz. torinodaydim, ilk defa bu kadar uzaklarda dogumgunumu kutladim, ama kimseler beni unutmadi yine de. tabi her sene oldugu gibi, beklemedigim insanlardan mesajlar, beklediklerimden ise hicbir sey duymadigim oldu. ama dert degil... trende kitabima da basladim dun aksam, muthis bir kitapmis, bitmemesi icin her aksam tek sayfa okuyacagim bundan sonra. Suskunlar, Ihsan Oktay Anar... elimdeki tek ve mukemmel Turkce kitabimi hemen bitirmek istemiyorum, bazen cok sikiliyorum hem italyancadan, hem ingilizceden, Turkce okumak beynimi bosaltiyor sanki. Bir de artik bisikletim var, Andrea burdaki melegim olmali. evindeki esyalari odama tasidi resmen, sallanan sandalyem bile var, penceremin altina koydum tam, sallanmaktan ve saraptan sarhos oluyorum geceleri onunla. sonra ailem geliyor aklima, duvarlarima yapistirdigim fotograflara bakinip avunuyorum, nasilsa her gidisin bir donusu var mutlaka. ama ama donmeyi dusunmek istemiyorum su anda. su an icin dusunmem gereken onumde yigili duran isler, bu islerin icinden de beni mutlu eden bir seyler cikti bugun, izmir'den bir dernegin hazirlamis oldugu simulasyon projesini okudum, okuttum, burdan ortak olmaya karar verdiler. Izmirimmmmm cokkk ozledimmmm. | ||
|
|
||