|
30 Eylül 2009, Çarşamba
saat: 22:27
sakız çiğneyen bir çocuğun zamanla sakız tarafından çiğnenmeye başlanmasıyla ilgili bir hikaye okudum bugün.steinbeck gözüme yeniden girdi.sabah akşam çiğniyor sakızı bu çocuk,ve zamanla bu mekanik etki sakıza hayat veriyor.ne kadar kurtulmaya çalışırlarsa çalışsınlar sakızdan,sakız yine kendini yollara atıp bir kamyonun lastiğine yapışıp eve dönmeyi ve üst kata çıkıp bir şekilde çocuğun ağzına girmeyi başarıyor. marcel ayme'nin 'iğreti surat'ındaki gibi:olay tamamen gerçeküstü ama etkileri mümkün olduğunca gerçekçi olmaya çalışılarak anlatılmış. kitapta sakızdan bubblegum diye bahsediliyor.elli beş basımı,tahsin yücel çevirisi.üstü başı eskimiş varlık yayınlarından.arka kapağı kopmak üzere,zımbaları paslanmış. sakız çiğnemekten bir amerikan hastalığı ve 'allahın belası lastikler' diye bahsediyor.sakız çiğnerken bu hareketin otomatikleşmesi sonucunda suratlara çakılan ifadeleri ve bu esnada sözcüklerin kendilerini dışarıya atış biçimlerinin sakız öncesi ve sakız sonrası hallerini anlatışı tavladı beni. ardından da kontes'in afişinideki julie delpy tavladı. | ||
|
|
||