|
01 Ekim 2009, Perşembe
saat: 15:33
Belki sürec "teselli" den ziyade, "farkındalık" sürecidir. İçimde bir şey var benimle konuşan, ve ben onu dinliyorum can kulağıyla.. Olur olmaz yerlerde gelip bir şeyler söylüyor gibi.. Öğretme, gösterme çabasında. Sen her yer karanlık mı sanıyorsun? Bazıları güneşi hiç görmüyorken.. Sen bu yorgunluk sana ceza mı sanıyorsun? Bazıları 4 duvar arasında ömür boyu cezalara mahkumken.. Sen ben bunları haketmiyorum mu diyorsun? Daha önünde yıllar varken.. Sen yemek yemeye bile vaktim yok mu diyorsun? Bazıları hiç yiyemezken.. Sen şanssızım mı diyorsun? Bazıları şu dakika hayatta kalabilmek için şans dilerken ölüyorken.. Gelip söylediklerinden bir demet.. Ve diyor. Biz asla riyakarlardan olmadık, doğru yoldan sapmadık. Biz kılıçlarla değil çiçeklerle gittik düşmanlarımıza.. En büyük ceza ömür boyu çiçeksizliğe mahkum etmek oldu onları. Biz asla yalancılardan olmadık, sonu felaket bile olsa, doğruluktan ayrılmadık. Biz asla katı kalplilerden olmadık, doğru anahtarla gelene hep açık olduk. Biz asla pes edenlerden olmadık, sonuna kadar koştuk. Biz asla herşeye hükmedenlerden olmaya çalışmadık, hayatı zamanın eline bıraktık hırslara kapılmadık sabırla sonunda hep kazandık. | ||
|
|
||