01 Ekim 2009, Perşembe
saat: 20:28


is kokan kış geceleri, rahatsız edici bir baskıdan daha fazla bir ses yaratmıyor insanın kalbinde. açık duran saçma çet programlarında görmeye alışık olduğum yüzler ve iç daraltan ve boğucu geçmişin kavgaları.


bir yerde silip atmak gerekiyor.
ama benim silip atmak istediğim tek şey şu yüksek lisans.
bıktım.
bıktırdılar.
ben kapris adamı değilim artık. boş durmaya da gelemiyorum. iş olsun bana
boş boş hoca beklemek aptal saptal insanların kaprisiyle uğraşmak bana göre değil.
belki de, sevmediğim bir şeyle uğraştığım içindir.


çok uzun düşündüm. 1. sınıftn beri bölümü bırakıp psikoloji sosyoloji felsefe diye gezen bir insanım. daha neyime acaba.

ama yani bu kışın getirdiği is kokusu, yüzüncü yılın o boğuk basık lambaları ve soğuk kavşağı beni öldürüyor.


güvenin evine sığınıp, bir dostun kolunun altında film izlemek istiyorum.
hakikaten.


insanlar - ve bir dönem ben - boş durmaya nasıl dayanıyorlar asla anlayamıyorum.
kaldırılır şey değil...


yüksek lisans a harcayacağım vakti oturur sosyolojiden hoca tavlamaya harcarım ki kabulüm oldu.
bazen çekip gitmek gerekiyor.
nasıl bıraktım tiyatroyu bazı şeyler için ve hakkaten mutluyum; bu kez de bunu yapmam lazım.


huzura ereceğime eminim.
diken üstünde yaşamak nefes alamamak mı, yoksa hayatta kayıp olarak göreceğim 3 sene mi.


ah.


istanbul
hosting