03 Ekim 2009, Cumartesi
saat: 11:48


yazmak isyandır kimi zaman,aşktır yazmak,arınmaktır,durulmaktır,coşmaktır,çağlamaktır.yazılana gülümseyerek bakmaktır bazı,üzülerek bakmaktır,ahlanmak yazıklanmaktır.ama her yazan bilir ki söz uçunca kalan yazı elinde zehirdir aynı zamanda,neşterdir bir türlü onmaz yarada.yazılan kalır. yazılanda hangi biri olarak betimlenip,canına kibrit suyu verilen o yaramaz ve huysuz kaktüs,her ne kadar sonrasında pıtırcık lila rengi taşlarda süslense de toprağı,tıpırdayan yağmurları dinlese de pencere kenarında,gün olur devran döner solar donuklaşan haırası gibi zamanın.geriye sadece tarümar edilmese yarin bahçesi kimbilir belki kalır.kalan kaldığı yerde kendince çürüyen bir su gibi,an be an yıkılan bir ahşap evin hatırlı gıcırtısı gibi,ateşte kül,külde ucu kırık sigara gibi kalır.giden giden kalan kalır demiş birisi.giden gittiğince sergüzeşt,kalan gidenin ardından çığlık çığlığa dur!

istanbul
hosting