|
05 Ekim 2009, Pazartesi
saat: 00:58
Zaman homurdanarak çekip gitmiş sanki bu kent sesini ve türküsünü yitirmiş.Şarkılar, notaları binlerce kez kurşunlanmışcasına karmakarışık anlaşılmaz sözler devrik.Ardında acınası notalar bırakıyor akordu bozuk gitar ve bağlamalar.Adına alışık olan telefonun ekranı hiç böyle yalnız kalmamıştı.O da kendini diğer seslere kapatmış, kapsama alanının dışına taşımışcasına düşsel bir oyuncaktan öteye çıkmak istemiyor sanki.Ne güzel başlamıştık sevgi yolculuğuna.Mavi bir geminin güvertesinde yüreğimizle tarıyorduk masmavi denizi, martıların kanatları gökyüzünü gezdirirlerdi ikimize bulutsuzdu gökyüzü, denizi kıskandıracak kadar da mavi idi yaşamı sınıyorduk güzelliklerin orta yerinde kendimizi sınamaya zaman olsa da, buna gerek duymuyorduk.Çünkü, sevgi sınanmazdı sevgili yaşanılıyordu, en doğrularımızı yaşarcasına sevgi anlayışımızda güven en önemli kavram idi günlerin bize daha çok mutluluk getireceğini umut ederken, kırgınlıklar bizim peşimizden ardınsıra koşan bir rüzgar gibi sarıyordu yanımızı her anlamda güzelsin ve her anlamını sevdim sevgili.Her gelişimde bir buluşmaya gidermişcesine geldim sana.Belki hissettiriyordum ya da yaşadıklarımı ifade edecek sözcükler o kadar zengin değillerdi ancak, seni her gün daha çok sevdim ben o heyecan ile gelirken sana, sık sık anlamsız düşünceler ile yordun beynini bazen gülerek, bazen ciddi o düşüncelerinin yersiz olduğunu ifade etmeye çalışsam da sen, sevdiğini değil de sanki bir çocuğu sınamak istercesine sınavlara tabi tutmaya çalıştın beni.Sevgimizin bazı şeyler üzerine kurulu olmadığını sana kanıtlamak için, kırılmaman için öldürdüm içimdeki bir çok doğruyu.Bana yetiyordun ve yetinmek duygusunu her anlamda seninle paylaştığımı biliyordun canım.Özleminin ne kadar derin olduğunu, senin üzerine kurulu bir dünyam olduğunu ve bu dünyayı aşk ile ördüğümü inanman için her seferinde elinden tutup, o dünyamı gezdirdiğimi de biliyordun sevgili.Seninle iken tükenen zamana isyan ederken, şimdi ise sensizlikle savaşıyorum gecenin orta yerinde evet, uyuyorsun şimdi sanma ki yalnız bıraktım seni işte, gördüğün gibi yine sende seninleyim başucundayım, saçlarını okşarken kokunu ciğerlerime çekiyorum.Gün boyunca tükettiğim tütünün zehirinden arındıyorum ciğerlerimi kokun ile şimdi uyurken, o masum halini doyasıya seyrettikten sonra üzerini sıkıca örtüp, kapını çekerek çıkacağım odandan gidişimde de seni içimde taşıyacağım yine seni yine sevdiğim maviler kadar hatta mavilerden daha çok seveceğim.Varsın, sen bilme hiç bilme belki hissedersin,belki anlarsın ya da boşver yine bilme hissetme anlama. Ama unutmaki seni gerçekten sevmiştim...! | ||
|
|
||