|
05 Ekim 2009, Pazartesi
saat: 11:35
acılar da çoğalıyor ya hani paylaştıkça ve mutlu anıların paylaşımı gibi olmuyor ya hani daha bir acıtıyor daha bir kanatıyor ya içini o yüzden sanırım susuyorum... zira kanamaya başlıyorum ben de, de javunun 3 boyutlusu oluyor hatta 4 boyutlusu. içim kanıyor yeniden. acı fışkırmaya başlıyor yeniden. ve ne çok kırıklık ne çok dağınıklık var etrafımda bilsen güllük. hüzünlere gark oluyorum en boktan tabiriyle. halbuki elimden gelse sokup elimi sökerim onun o acıyan kalbini yerinden, severim, okşarıp, öperim, sarılırım, iyi ederim işte o unutana kadar. sonra bildiğim zaman, emin olduğumda yerine koyarım yine. geri veririm sahibine. ki unutacak. elbet geçecek. hiç kolay değil, olmayacak pek tabii. en geçti dediği anlarda zıp zıp atlayacak depremler yaratacak yeniden. en olmadık durumlarda, en mutlu anlarda sızlayacak bız bız... ama o yalandan geçti bitti diyecek. sahte gülücükler savuracak bana sana ona buna şuna. zamanla o sızıların arası uzayacak. daha az daha sakin daha yavaş olacak ama hep olacak işte. kalbi de elleri gibi narin arkadaşım! kalbi de aklı gibi kocaman arkadaşım! bu günüm, yarınım senin... ahanda içimde çalan şarkı; I'll be there as soon as I can, but I'm busy mending broken peaces of the life I had before... Muse - Unintended | ||
|
|
||