|
05 Ekim 2009, Pazartesi
saat: 21:09
Asik oldugu kadini, unutabilir mi erkek? Ya da erkegi; kadin... Ask`i tanimaya basladigim yeniyetmelik yillarimda, bu sorunun bendeki yaniti supheci de olsa "Evet" idi. Hayatima girmis kadinlar, cevremdeki kadinlar, erkekler, iliskiler, kacamaklar, ayriliklar... Kenara cekilip biz izleyici oldugunuzda olan - bitenlere; her seyden once "ask" dedikleri sey samimiyetsiz geliyordu. Bir kadin, bana asik oluyordu ve o an'dan itibaren ben; O'nun hayatindaki merkez oluyordum. Sabah derslerinde beni goremeyince gune kotu basliyor, benden haber alamadigi aksamlarda sinirleniyor, gonderdigim kisa mesajlari ve yazdigim mektuplari yarattigi bir hazine sandiginda ozenle sakliyor ve okulun asagisindaki sahilde geceleri oylece uzandigimizda taslarin uzerine; kendini dunyanin en mutlu kadini olarak adlandiriyordu. On bes yasinda cocuklardik ve beraber gecirilecek geceler falan... O kadar da kolay olmaz bunlar o yillarda. Fakat geceler, geceler ve geceler boyunca benim yanimda olmak icin her riski aliyordu. Film kanallarindan birini aciyor ve pesisira oynayan dramalari seyrediyorduk beraber. Yakut siseleri, delicesine sarhos ediyordu bizi. Ayilmak istemiyorduk. Sadece ikimizin yasadigi bir gezegen... Buydu kurguladigimiz ve gezegenimizin etrafina cektigimiz citlere kimsenin yaklasmasina izin vermezdik. Birimize kotu bir seyler olmasi... En buyuk kabusumuzdu bu. Benim icin endiselenirdi. Cok endiselenirdi... O`nsuz ciktigim yolculuklarda telefonumun bir an olsun sustugunu hatirlamam. Trafik kazalarindan korkardi. Gecelerden bir gece, vucudumun birkac parcaya ayrilmasindan falan... Sonra... Sonra ayrildik. ...ve ayrildigimiz gunden sonra, bir kez olsun beni aradigini hatirlamam. Iste bu, samimiyetsiz geliyordu. Yani bir donem sizi hayatinin merkezine oturtmus, sizin icin delice endiselenmis, icinde sizin olmadiginiz bir dunyada soluk alamayacagini soyleyen birinin; "ayrilik" gibi bir kararin ardindan siz yokmussunuz gibi davranmasi... Bu, sadece benim hayatimda olan bir sey degildi. Cevremdeki her kadin ve her erkek, benzer donemeclerden gecmistir. Unutmak... "Basardigi" demek guc. Bir basari degildir bu. Fakat insanlar bunu "yapar". Yani... Unutur. Yeni bir ask'tir icine dustugu. Yeni bir el, yeni soluklar, yeni kahkahalar... Yerinizin olmadigi yeni ve farkli bir dunya... Yanildigimi anlamak, "biraz daha buyudugum" yillari bekleyecekti. Dunyadaki hickimse, unutmaz. Belki de sarkinin dedigi gibi: "Ask, olmez." Kendi gecmisinizdeki kadin ve erkeklerin, yasanan hicbir seyi unutamayacagini bilmek... Bu, tuhaf bir rahatlama veriyor size. Biliyorum. Peki "su an"..? Yani tam su an beraber oldugunuz erkek veya kadinin, gecmisi unutmadigi gercegi..? Henuz farkina varmadiysaniz bunun, bir aksam gittiginiz bir barda O'nun gozlerine bakin. Sahnedeki gitarist eski bir Levent Yuksel sarkisini soylerken tam. "Tuana" belki..? Gozleri size degil, uzaklarda bir yerlere bakacak. Kapinin yanindaki yuvarlak masaya... Iskemlelere... Kul tablasina... Masadaki kadehlere... O an, kimlerin orada oturdugu onemsiz. Dikkatlice bakin sadece gozlerinin daldigi yere. ...ve hayaletinize "merhaba" deyin. ...ve; gercekten korkun. O hayaletler, hicbir zaman pesinizi birakmayacaktir. Zaman ne kadar akarsa aksin, sehirler, bar tabelalari ne kadar degisirse degissin... O, sizden once de "yasadi". Tam orada iste! O iskemlelerin uzerinde ellerini tuttu bir baskasinin. Kordon'da sarmas dolas adimlar atti bir baskasiyla. Karakoy'den kalkan balikci kayiklarinda, Kizilay'da Leman Kultur'un bar taburelerinde... Ulus Parki'nin sonu gelmez merdivenlerini cikarken, biraz soluklanmak icin durdugunuz basamaklarda sizden once open biri oldu O'nu. Aktarmali bir ucusu beklediginiz Charles De Gaulle'un banklari... Bebek Oteli'nin rihtimi... Istiklal Caddesi'nin cafe'leri... Evine cikmak icin dokundugunuz asansor dugmeleri... Hayaletlerinizden asla kurtulamayacaginiz onca sokak, onca metro istasyonu, onca antik sehir cikacak karsiniza. Kacisiniz yok. Bir de sizin gecmisinizdeki hayaletler elbette. Gozlerinizin daldigi her nokta.... Belki O'nunkilerle cakistigi yerler dahi olacak. Yuzlerce... Bir ask'i unutmak... Denizleri ikiye ayiran Musa'nin dahi "basaramayacagi" bir seydir bu. O'nun telefonunu elinize alip rehberindeki bir kaydi sildiginiz oldu mu hic? Ezbere bildigi bir numarayi... Belki de fotograflari falan yirtmissinizdir. "Bundan sonra o asagilik insan hakkinda tek bir kelime konusmayalim!". Bunu da soylediniz, biliyorum. Ikisinin sarkisini asla calmamissinizdir ya da... Ne yaparsaniz yapin... Hayaletleriniz her zaman "orada" olacak. Gozlerinin daldigi her noktada, tam karsinizda... Kurtulus... ya da kabullenis? Ikisi de mumkun degildir. Ama ne mumkun biliyor musunuz? "Daha iyi"yi yapmak ...ve yasatmak. Dogacak her sabahtan, sonlanacak her geceye kadar. Dogacak HER sabahtan, sonlanacak HER geceye kadar... | ||
|
|
||