|
05 Ekim 2009, Pazartesi
saat: 22:10
yeniden en başa dönmek iki anlama birden geliyor:umutsuzluk ve çaresizlik.ve bu katlanarak artıyor.ne kadar çok başa dönersen o kadar çok kamburlaşıyor,ağırlaşıyorsun.yaşlanıyorsun.ayaklarını sürümeye başlıyorsun.ayakkabılarının altındakiler silinmeye başlıyor. zamanının geleceği kabullenilecek bir son olmama olasılığını bile düşünüyor insan bu kadar çok başa dönünce.ya da sonun nasıl geleceği bu noktadan sonra ilgilendirmez oluyor seni.ona sabitleniyor ve onu bekliyorsun.ama acele etmiyorsun,yakında olmasını dilemekten başka bir aksiyonun yok. gözlerini uzak bir noktada sabitleyip rüyada gibi yaşamaya alışıyorsun artık.görüntüler dikkatini çekmek istercesine hızlanıyor.sonunda o,bu,etraf,ev,muhit,dünya bir toz bulutu gibi geliyor sana.hüf;üflemek geliyor aklına hemen. üfleyemiyorsun.birinin seni üflemesi için beklemekten başka çare yok. | ||
|
|
||