|
06 Ekim 2009, Salı
saat: 05:12
![]() bugün söyledi dünya malı "olm, güncemdeki yazım bir şahaser, ders niteliği taşıyor." diye. şimdi girdim ve baktım yazdıklarıma. daha doğrusu yazıp sildikten sonra kalanlarıma. en son 2007 tarihini gösteriyor yazı. gördüğüm anda şaşırdım doğrusu. yaklaşık olarak tam 2 senedir girmemişim günceme. burda neler oldu bakmamışım. hayatımda çnem verdiğim kişilerin yazılarını okumamışım diye. neydi peki beni bu kadar vurdum duymazlığa iten diye düşündüm 5-10 saniye. hatta belki biraz daha az. kafamın ağırlığından olsa gerek bana uzun gelmiştir. ama o bir kaç saniyede yazımı tasarlamıştım bilee. geriye kalan bir kaç saniyede boş geçen zaman oldu benim için. hayatımdan akıtıp geçirdiğim bir kaç saniye daha. şşimdi tekrar düşünüyorum "hayatımdan verebileceğim saniyelerin sayısı"nı. çok değil, epi topu bir kaç saniye. şimde de diyorum ki " hafız, kim siker senin hayatından geçip gitmiş bir kaç saniyeyi, hatta iki saattir "birkaç" kelimesini de ayrı yazıyorsun." --- dur--- düşünmeye ara vermek istiyorum. sadece şu anı yazalım istedim. hayatımın bir kaç değil belki on senesini harcamışım. bir nefes gibi geldi ve bir nefes gibi gitti. on sene boyunca aşklarım olmuş, sevmelerim olmuş. meğersem hiçbiri de boşuna değilmiş. hepsi beni büyüten şeylermiş. anlık yazı yazma dürtüsü de dahil. güzel anılarla, bağımlılıklarla dolu bir on sene. gitmiş ellerimin arasından. her aşkımın ardındann bir bağımlılık peydahlanmış vucuduma. aşklarımın bağımlılıklarından kurtulabilmek için. bünyeme tek zerketmediğim acı olmuş belki de. aşklarımın içimde yarattığı acı duygusunu hafifletmek için bağımlılık sahibi oluvermişim bir çırpıda. elbette bağımlılık yapmayan gidişler de olmuş. hernekadar acısı diğerleri kadar olsa da. belki de yanılıyorumdur. acısının büyüklüğünü yaparken yanılıyorumdur. acısı o kadar büyük olmayan gidişlerin acısını. herşeyi farkediyorum. bu bir süreç gibi geliyor gözümün önüne. ---devam--- düşünmeye devam ediyroum sonraları, hatta şimdi. "neden?" diye. neden gittiğimi düşünüyorum. aslında bunu şimdi düşünüyorum. öncesinde nasıl gideceğimi düşünmüştüm hep. nasıl gideceğmi bulduğumda da gittim. şimdi "neden?i sooruyorum. elbette bazılarınız "lan olm, çılgın mısın, embesil mi? nedenini giderken niye düşünmedin!!" diyecek olurlarsa cevabım basit. "sıkılmıştım ve sadece gitmek istiyordum!!" ---dur--- sıkılmak kelimesi ne kadar ilginç değil mi? bir insan neyden sıkılır, niye sıkılır?babğımlı olmaktan sıkılır, birşeylerin değişmeyeceğini görmekten sıkılır, geleceği görmekten sıkılır, kendisinden sıkılır, ritiüellerden sıkılır, karşısındakinden sıkılır, filmden sıkılır, rolden sıkılır, konuşmaktan ve koşuşamammaktan sıkılır, uzatmaktan sıkılır, aşktan sıkılır, sevmekten sıkılır. kısacası herşeyden sıkılır. ---devam--- yazının gidişatını beğenmiyorum. sonunu iyi bağlamak istiyorum ama her zaman iyi bağlayamayacağımı da biliyorum. bu seferki hikayede böyle. sonu iyi bağlanamamış, karakterleri yerine oturmamış, kurgusu temelsiz. | ||
|
|
||