07 Ekim 2009, Çarşamba
saat: 16:37



suçlu arama huyumdan vazgecip araştırmacı gazeteci ünvanı yakıştırmaya karar verdim. bu şekilde artık kendimi suçlayamıcam ve gördüklerimi yaşadıklarımı hayatımın bir parçası olarak görerek içimi rahatlatıcam. veya kader deyip geçsemmi. o zaman düşünemez hale gelirim yorumlayamam. sıkıcı olur. illegal durumlar yaşamamın kaderle bir alakası yok zaten. kendi yaşamının tamamen zıttı insanlarla bilerek muhattap olmamın kaderle ne alakası olurki zaten. kendi beyaz bulutlu hayatını bırakıp ani gelen bir telefonun peşinden gidiyorsun. merdivenlerden inerken saniyede bin tane soru-cevap gelişiyor aklımda. telefon "dirim kimseye söyleme çabuk aşağı gel ve park halinde duran mavi focusa bin" diyor. yapıyorum. kaçamazsın o durumda. gülen suratlarla karşılaşıyorum içim rahatlıyor en sonunda. elime bir kağıt 2 gr naneyi veriyorlar. kana karıştıkça gevşiyorsun. "sakın ipeğe söyleme burada olduğumu diyor" güleryüzlü arkadaş. tamam diyorum. o anda güvenilir insan konumunun tadınıda çıkarıyorum ama. yukarı çıkıyorum tekrar eve. gelecek soruların ne kadar sert ve acımasız olucağını bilerek derin bir nefes alıyorum ve kapıyı çalıyorum. ipek sinir krizleri geçiriyor nedenini bilmiyorum. güleryüzlü arkadaş denizlinin bu sakin ilçesinde ipekle alakalı başka bir arkadaşı bulmaya gelmişti. elimdeki bilgiler sadece bu kadardı.ipeğin kriziyle bağdaştırmaya çalışıyorum tahmin ettiğim sonuca ulaşmak istemiyorum fakat. daha sonra bana telefon eden arkadaş çağırıyor odasına ve ipeğe söylemem gereken yalanları ezberletiyor.o da işin içindeydi aynı benim gibi herşeyden habersiz birşekilde. söylenenlerin hepsini eksiksiz yerine getiriyorum çünkü dengelerin bozulmasını istemiyorum. zaman ilerledikçe benim burada ne işim var sorusu çoğalıyor zihnimde. yalanlar bitiyor ve en sonunda gerçekler açıklanmaya başlıyor. rakımı tazeliyorum ve dinlemeye başlıyorum ipeği. güleryüzlü arkadaşın aradadığı kişinin 9 sene cinayetten yatıp çıktığını duyunca şaşkınlığımı belli etmemeye çalışıyorum. güleryüzlü arkadaşında 5 sene infazı, 30a yakın dosyası olduğu geliyor aklıma ve ipeğe olan sinirim artıyor. bu iki kişi karşı karşıya gelmemeliydi. elimden ne gelebilirin peşini bıraktığım anda güleryüzlü arkadaş geliyor ve beni evden alıp o aradığı adamın evine götürüyor. şaşkınlık içinde takip ediyorum. olaylar sıcakken gereksiz sorudan kaçıyorum. eve girdiğimizde karşılıklı gülüşmeler tanık oluyorum ortada duran kovaya olan saygım biranda tavan yapıyor. böyle birşey olamaz. 2 azılı insanı barıştıran bu mübareğe 2 dakika bakılı kalıyorum. hiçbir sikimi anlayamadığım bugünün bende neyi değiştirdiğini düşünüyorum. hiçbirşey. sadece enteresan insanlarla tanıştım deyip işin içinden sıyırıyorum kendimi. tek ihtiyacım olan güzel bir sigara. hakettim bunu..

istanbul
hosting