|
09 Ekim 2009, Cuma
saat: 16:07
Tam 22 gün oldu gidişin.. Nasılda zaman akıyor bitanem.. Nasılda geçiyor sensiz lanet saatler.. Hala alışamadım yokluğuna.. Dün akşam mutfaktayken ben; kardeşim televizyonda kanalları senin gibi hızlı hızlı değiştirirken bir an sen sandım.. "Babacım başım döndü, dur artık bir kanalda" diyesim geldi sustum.. Sen değildin değiştiren kanalları hatırladım aniden.. Gözyaşım aktı yine..Ya çarşamba günü yaprak dökümünde babası kızını affetti ya hani "hadi bana bir kahve yap" dedi hani. Ne çok severdin be babacım yaptığım kahvemi.. Hele bayramlarda gelen misafirlerle defalarca içtiğin kahvelerle birlikte "iyi ki geldinizde kahve içtik" demen aklıma geldikçe hala gülümsüyorum.. Hastalandıktan sonra daha az yapıyordum kahveni sırf sana bişey olmasın diye.. Ama canın çektiğinde "yap bir kahve babana" dediğinde hiç ikiletmez yapardım.. Sonra bazen yemek yapardım ya hafta sonları genelde yada iki bayram anneme tatlı yaparken yardım etmiştim de.. "kızımın elleri var çok daha tatlı olmuş" demezmiydin kızının gönlü kocaman olurdu sevginle.. Bak babacım kızın seni andıkça nasıl gülümsüyor.. Ya kış akşamları hava kararınca korkmayayım diye beni karşılamaya çıkmana ne demeli.. Aranın başında beni görünce yavaşlardı adımların.. Benimde içim huzur dolardı yavaşlamış adımlarınla beni bekleyen biricik babacığımı gördüğümde.. Hava kararmaya başladı babacım.. Beni karşılamanı bekliyorum her akşam.. O aralığa döndüğümde gözlerim seni arıyor ama yoksun.. Biliyorum olmayacaksın bir daha.. Yavaşlayan adımlarınla içime huzur katmayacaksın artık..Odamın hemen bitişiğindeki balkonda yatıyordun ya yaz akşamları.. Nefesini duyuyordum açık olan penceremden.. Bazen horlardın da uyuyamazdım uyandırmaya kıyamazdım ses etmezdim ya hani.. Şimdi sen olsanda yine uyuyamasam babacım.. Ben senin o nefes alış verişlerini özlüyorum babaamm.. Gittin gideli canım babam özlemlerim saymakla bitmez ki; Gittin gideli babam; "Merhaba hoşgeldin kızım, iyi misin evladım" diyen sesini özlüyorum. Bu sesi duyduğumu sanıp önüme, arkama bakıyorum. Sonra yüreğime ve Allahıma teşekkür ediyorum; o anı bana yaşattığı için. Canım babam ellerini öpmeyi özledim. Bana kardeşimden sonra bile "sen benim ilk gözağrımsın, hem kızım hem oğlumsun" demeni; Eve geldiğimde ellerimdeki poşetlerle dördüncü kata çıkmama gönlün razı olmayıp ara katların birinde beni karşılamanı; O yeşil beyaz şortunla gülümseyerek beni karşılamanı özledim.. Eve girdiğinde ki o kısık öksürük sesini kulaklarımda hayattaki en değerli hazinem gibi saklıyorum canım babam. Ölüm tuhaf bir duygu babacığım. Ben ölümden seni bizden aldığı için nefret ettim. Oysa şimdi bir kavuşma anı olarak düşünüp, nefretimi sevgiye dönüştürdüm. Günün birinde yine o güzel ailemiz bir araya gelecek. Hani hep derdin ya bana; "Ne olursan ol insan ol. Asla yalan söyleme. En önemlisi bu" diye. İşte ben bu sözü tutmanın uğraşı içindeyim. Senin uzaktan bana bakıp gülümsediğini, zaman zaman da saçıma dokunup yanağıma öpücük kondurduğunu hissediyorum. İşte tam da bu anda: "Seni seviyorum babam" diyorum. Yaşarken; "Seni seviyorum baba" diyebilmiş miydim yeterince bilmiyorum. Diyemediysem, sen bunu yeterince duyamadıysan diye üzülüyorum. Ama şimdi defalarca haykırmak istiyorum: "Seni çok seviyorum ve seni çok özledim canım babam. Ve bilmeni istiyorum canım babam; senin kokun bizim odamıza, yüreğimize, tenimize öylesine sinmiş ki, sen bizden, biz senden hiç ayrılmamış gibiyiz. Fotoğraflarda hala çok genç ve yakışıklısın. Üstelik içimizde yaşlanmayan tek sensin. Benden söylemesi hala çok yakışıklısın!" | ||
|
|
||