11 Ekim 2009, Pazar
saat: 22:56


bu masalı neden sonuna kadar dinleyemediğimi hatırladım.



istanbul'u hiç özlememişim. açıkçası gelirken ''ya çekip gittiğim için pişman olursam?'' diye tırsmıştım. ve fakat bu düşünceyi kafamdan atmama bir kaç saat yetti. istiklal'de yürürken bile zevk alamadım. çok kalabalık geldi. nevizade'de götümüzü koyacak birer tabureyi bile zor bulduk. neyse. en azından küçük beyoğlu'nda çilekli mojito içtim. bu da bir şeydir.




öğleden sonra z.'nin hazırladığı kahvaltı ile uyandım. hayata dair bol bol konuştuk. bol bol sustuk. bol bol düşündük. işin içinden çıkamadık. ''madem işin içinden çıkamıyoruz, o halde neden cem yılmaz izlemeyelim ki?'' mentalitesinden yola çıkarak, cem yılmaz dvd'si izledik. iyi geldi.



az evvel yaşamkent'teki birliğime teslim oldum. şirket gönderdi. bir kaç gün eğitim var. saçma sapan işler işte. burada olmak istemesem de burada olmak zorundayım. neyse ki odamdaki havlular çok güzel kokuyor. sanırım bir kaç gün katlanabilirim.



izmir'i özledim.












istanbul
hosting