|
12 Ekim 2009, Pazartesi
saat: 22:58
ne gariptir ki her sene belli dönemlerde, hava soğudukça belki buraya dönüp söyleniyorum. hep benzer tavana bakıp ağlamalara eşlik etti bu sayfanın turkuvaz çizgileri. hep mideye ve bağırsaklara yansıyan elle tutulamaz hislerin yansımasına mekan oldu. gene burdayım. özlediklerim artık sadece insanlar bile değil. kendimi özledim. okul duvarlarını, kütüphane raflarını, kitap kokusunu, öğlene kadar uyumayı, gece geç saatte herkes uyurken yazmayı özledim. ama çok iyi hatırlıyorum ki tüm bu özlediklerimin arasında gene bu dönem vardı. ve bu dönemi hiçbir zaman özlemiyorum. bu sayfaya dönmeyi sevmiyorum. yeni sayfaları açıp açıp her yeni sayfada bu notayı elinde sonunda çalıyorum. hayat mıdır? bir de norah jones vardır başından beri. The summer days are gone too soon You shoot the moon And miss completely And now you're left to face the gloom The empty room that once smelled sweetly Now the fall is here again You can't begin to give in It's all over | ||
|
|
||