|
13 Ekim 2009, Salı
saat: 02:15
çok kez saplandı kalemim karanlıklara çekip çıkardım umutlarla yıkayarak, düşüp kanatmışlığım çoktur dizimi kanımı seyrederken unutmuşluğum acımı, hiç bu kadar çaresiz kalmamıştım mevsimleri soyarken öylece kalakalmamıştım.. dilimle kelimeleri seviştirecektim bu gece arsız bir sapık gibi izleyecektim onları,not edecektim dolaşmasaydı dilim bu gece ana rahminden alır gibi bebeyi bir ebe öyle alacaktım kelimeleri dilimin altından sarıp sarmalayacaktım bembeyaz bir kağıda öylece kucağınıza koyacaktım,olmadı. hiç bu kadar çaresiz kalmamıştım kelimeleri soyarken öylece kalakalmamıştım.. kaçmak için topladım pılımı pırtımı pek bi isteksiz olsada pırtım pılım benimle gelmeyi kabul etmişti, öyle dağınıktım öyle karmaşık ve namlunun soğuk yanı değince alnımın çizgisinin bittiği yere düşünmenin anlamsızlığını kavrayıvermiştim hiç bu kadar çaresiz kalmamıştım tetiği çekerken öylece kalakalmamıştım.. sonrasını ne ben hatırlıyorum ne pılım hiç bu kadar çaresiz kalmamıştım ve hiç bu niyetle kalemimi boyamamıştım.. | ||
|
|
||