13 Ekim 2009, Salı
saat: 20:09


Artık bir de köpeğim var! Zaten bir o eksikti tam oldu...

Tiyatrodan sonra takıldı ardıma manyak. Topal bacağıyla 1 saat ısrarla geldi peşimden. İşin ilginci arada gayet normal yürüyebiliyor oluşu. Mazluma yatıyo uyanık!

Solange koydum adını.

Tam onu düşünürken çıktı karşıma zaten.

Bu senede amma "Les Bonnes" yaptı be kardeşim! Yazın hemen hemen tüm amatör toplulukların elden geçirdiği yetmiyomuş gibi, bugün gördüm, şehir tiyatrolarıda almış listeye Hizmetçiler'i. Gidip birde onlardan izlemek lazım. Kim var kadroda göremedim ama umarım şehir tiyatrolarının sahip olduğu her oyuna bir dizi ünlüsü anlayışına kurban gitmemiştir. Genet'nin kemiklerini sızlatanın kafasını kırmak gerek.

Şaka maka annemde iyice sardı yeraltı olayına. Genet okuyo bu aralar deli gibi. Çekine çekine bırakmıştım ona "Bir Hırsızın Günlüğü"nü. O kadar beğenmiş ki, hayatını araştırmış biraz kitabın ardından sanırım. Sırada Ballard'ın Çarpışma'sı var. Bakalım onun için ne diyecek...

Tahmini 7. Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz biletimi aldım bugün. Hadi film filan izleyen var tekrar tekrar ama bir oyunda bu kadar izlenir mi be!? İzlenirmiş demek ki. Haftayaydı sanırım, Kağıthane'de de Deri Ceket varmış. Kara listeye aldığım ikinci oyunda o. Ona da tekrar tekrar gitmeye başlayacağım sanırım. Geçen sezon bir kez nasip oldu, bakalım bu sezon ne olacak.

S. görüşsek ya filan diyodu geçen gece. Onu götürürüm heralde yandaş medya olarak. Normalde pek sevmiyorum tiyatroya ikili gitmeyi ama potansiyel var gibi bunda. Denemek gerek.

Tiyatroya girerken tam Tuna Orhan'ı gördüm. Ne şeker herifmiş lan! Sırıttı bana. (: Beraberinde pozitif enerji yığını yollamış olmalı ki böyle birden kan geldi bana!

Velhasıl kelam, burada detaya girmemiş olsamda tiyatro civarında geçen güzel bi gündü. Hastane muhabbeti yüzünden sezonu güzel açamamış olsamda, hızlı bir giriş yaptım.

Öperim bilirsin!

 
hosting